Site Etiketleri:
Adana Ceza Avukatı
Adana Boşanma Avukatı
Adana Avukat
Adana Ağır Ceza Avukatı
Ceza Avukatı
Adana Avukat
Boşanma Avukatı
Ağır Ceza Avukatı
Adana Ceza Avukatı
Adana Ağır Ceza Avukatı
SANIK İFADE DEĞİŞTİRİRSE CEZA ALIR MI?
Sanık, savunma yapar ve ifade verir.
Sanığın kendisi veya yakınları hakkında suçlayıcı beyanlarda bulunmaya zorlanması mümkün değildir [Anayasa 38].
Sanığın susma hakkı vardır ve kimlik bilgileri dışında hiçbir soruya cevap verme zorunluluğu yoktur [CMK 147]. Sanığın isnat edilen suçu inkar etmesi, Anayasal bir haktır [SUSMA HAKKINI KULLANMAK ve SUÇU İNKAR ETME ALEYHE YORUMLANAMAZ, yuksekkaya.tr].
Sanığın; iftira, suç uydurma gibi suçlara vücut vermemek kaydıyla, yalan söyleme hakkı da vardır.
Tanık bildiği bir şeyi gizleyemez ama sanık gizleyebilir.
Tüm bunlar, sanığın en temel haklarıdır.
Bu kadar hakka sahip olan sanığın ifade/savunma değiştirmesi, mümkündür.
Peki sanık, belli bir aşamadan sonra ifadesini değiştirirse ceza alır mı?
Sanık, sırf ifadesini değiştiriyor, savunmasının rotasını başka bir yere kırıyor diye, ceza almaz. Sınır gayet nettir: Suç oluşturmadığı sürece, ifadesini değiştirebilir.
İfadenin Değiştirilmesinin Hukuki Sonuçları: Aleyhe Yorumlanamaz İlkesi
Kağıt üzerinde yazanlar bunlardır peki ya bu kuralların mahkeme salonuna yansıması nasıl olur?
Öncelikle, sanığın susma hakkını kullanması veya suçu inkar etmesi, aleyhe yorumlanamaz [SUSMA HAKKINI KULLANMAK ve SUÇU İNKAR ETME ALEYHE YORUMLANMAZ, yuksekkaya.tr]. Yargıtay, sanığın susma hakkını kullanmasını "siyasi bir duruş" olarak niteleyerek takdiri indirim nedenini uygulamayan yerel mahkeme kararını bozmuştur [Yargıtay 4. Ceza Dairesi, KARARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN ictihat.yuksekkaya.tr]. Aynı şekilde, sanığın suçunu ikrar etmediğinden bahisle takdiri indirim yapılmamasına karar verilmesi de yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle verilmiş bir karar olarak kabul edilmiştir [Yargıtay 13. Ceza Dairesi, KARARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN, ictihat.yuksekkaya.tr].
Çelişkili İfadelerin Giderilmesi Zorunluluğu
Sanığın, vermiş olduğu savunmalarda çelişki oluşursa, bu çelişkinin giderilmesi gerekmektedir [CEZA YARGILAMASINDA SONRADAN DEĞİŞEN - ÇELİŞEN İFADE, yuksekkaya.tr]. Sanık da bu çelişkisini giderebilir ve hangi savunmasına üstünlük tanınması gerektiğine dair deliller sunabilir. Örneğin, olayın başından beri suçun işlendiği anda başka bir yerde olduğu iddia eden sanık, daha sonra olay yerinde olduğunu ama suça karışmadığı şeklinde ifadesini değiştirir ve olay yerinde olduğunu söylerse suçun üstüne kalacağından korktuğunu dile getirebilir. Böyle bir durumda sanığın bu ikinci beyanının gerekçesi dolayısıyla, ikinci beyanına üstünlük tanınabilir.
Sanığın ifadesini değiştirmesini, dosyadaki deliller ile birlikte değerlendirmek gerekir. Eğer sanığın ifadesini değiştirmesi, dosyaya yeni eklenen bir delilden kaynaklanıyorsa, mahkeme bu duruma şüphe ile yaklaşamayacaktır. Örneğin, yasaklı madde suçlarında ele geçirilen yasaklı maddenin içinde bulunduğu poşette asla parmak izim çıkmaz, hiç dokunmadım hatta ilk defa gördüm, benim değil diye başta savunma yapan sanık, yasaklı maddenin poşetinde parmak izi çıktığında, savunmasını değiştirmesi gayet doğaldır. Ve sanığın, ifadesini değiştirmesinden dolayı da hakkında aleyhe bir tavır alınamaz. Çünkü sanığın suçunun ispatlanması zorunludur [CMK 223/5].
Savunmanın Çökmesi ve İspat
Sanığın savunmasının çökmesi, sanığın suçu işlediği anlamına gelmez; ancak savunmanın inandırıcılığını yitirdiğini gösterir. Örneğin, uyuşturucu ticareti suçundan yargılanan sanığın, evine hiç gelmediğini iddia ettiği diğer sanığın parmak izinin kendi evinde ele geçirilen alüminyum folyolar üzerinde çıkması, sanığın tüm savunmasını çökertmiştir [Yargıtay 8. Ceza Dairesi, KARARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN, ictihat.yuksekkaya.tr].
Ancak, savunmanın çökmesi, mahkûmiyet için yeterli değildir. Yargı makamlarının sanığın savunmasını her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat etmeleri gerekir. Bu deliller aynı zamanda sanığın bir suçu işlediğini sabit kılma gücüne de sahip olmalıdır [SANIK SAVUNMASININ ÇÖKMESİ, yuksekkaya.tr].
Netice itibariyle sanık, ifadesini değiştirirse, bir suça vücut vermemek kaydıyla, suçlanamaz. Ama bu değişikliğin yargılandığı davaya yansımasının nasıl olacağı sorusunun cevabı, her davanın kendi iç dinamiklerine göre değişecektir.