Site Etiketleri:
Adana Ceza Avukatı
Adana Boşanma Avukatı
Adana Avukat
Adana Ağır Ceza Avukatı
Ceza Avukatı
Adana Avukat
Boşanma Avukatı
Ağır Ceza Avukatı
Adana Ceza Avukatı
Adana Ağır Ceza Avukatı
YARGITAY TARAFINDAN BOZMA İLAMI SONRASI VERİLEN KARARA KARŞI BAŞVURULAN İKİNCİ TEMYİZ TALEBİNİN SÜRE YÖNÜNDEN REDDİ İLE İNCELEME YAPILMAMASI ANAYASA AYKIRIDIR
Anayasa Mahkemesi, önemli bir karar imza atmış bulunmaktadır.
Olayda, başvurucunun boşanma davası ve ferileri ile açtığı dava sonucunda verilen kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay, sadece yetki itirazı yönünden karara bağlamış ve boşanma davası ve ferileri yönünden şimdilik incelemesine yer olmadığına karar vermiş, bozma üzerine yerel mahkemece yargılamaya devam edilmiş ve yeni bir karar verilmiştir. Verilen bu karara karşı temyiz süresini kaçıran başvurucu, ayrıca olağanüstü bir kanun yolu olan "Kanun Yararına Bozma" yoluna başvurmuş, bu başvurudan da bir sonuç alamamış hatta para cezasına çarptırılmıştır.
Anayasa Mahkemesi, bu başvuru üzerine şu kararı tesis etmiştir:
"Yargıtay, bozma dışında kalan iddiaların kesinleştiğini belirtmişse de söz konusu iddialara yönelik Mahkemenin temyizi kabil olmak üzere karar verdiği ve Yargıtayca da bu iddialar yönünden hiçbir inceleme yapılmadığı görülmektedir. Yargıtayın daha önce temyiz incelemesinde karar vermediği ve incelemeyi daha sonraya bıraktığı bir meseleyi, bu konunun daha önce kesinleştiğini belirterek incelememesi kanun hükmünün hatalı uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla Yargıtayın somut olgularla açık bir çelişki arz eden bu değerlendirmesine istinaden gerçekleşen mahkemeye erişim hakkına müdahalenin kanuni dayanaktan yoksun olduğu sonucuna ulaşılmıştır." (Mehmet Sivri Başvurusu, AYM Kararının Tamamı İçin Tıklayın)
Anayasa Mahkemesi, yerinde bir şekilde verilen, başvurucu hakkında Yargıtay tarafından verilen kararın, hak ihlaline sebebiyet verdiğine hükmetmiştir. Başvurucunun ilk temyiz başvurusu, sadece yetki yönünden karara bağlanmış ve boşanma ve ziynet ile ilgili konularda karar verilmesi ertelenmiştir.
Başvurucu, bu ilk temyiz başvurusu ile esasen kazanılmış bir hakka sahip olmuştur. Teknik olarak başvurucu, ilk temyiz başvurusu ile boşanma kararı ve diğer talepleri yönünden bir temyiz işlemi gerçekleştirmiş bulunmaktadır. İlk temyiz isteminde bu taleplerinin incelenmeyip, yetki hususundaki bozma kararının yerine getirilmesi sonrasına ertelenmesi, boşanma ve diğer hususlar konusundaki temyiz isteminin varlığını ortadan kaldırmamaktadır.
Yerel mahkemece bozma kararına uygun olarak yetki konusunda gerekli işlemlerin tesisi sonrası verilen boşanma ve diğer taleplere dair karara karşı, başvurucunun temyiz süresini kaçırması, daha önce verilen kararın temyizi üzerine yetki konusundaki bozmaya ilişkin işlemlerin yapılması sonrasına ertelenen boşanma ve diğer taleplere dair temyiz taleplerinin incelenmesini engellememelidir. Zira boşanma ve diğer taleplere dair karar, zaten süresinde yapılan ilk temyiz talebiyle temyiz edilmiş, yetki konusunda verilen bozma kararı ile bu temyiz talebi hakkında karar verilmemiş, bu konuda karar verilme, yetki konusundaki bozma sonrasına ertelenmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin vermiş olduğu bu karar üzerine şu belirlemeyi yapmamız mümkündür:
Eğer istinaf yahut temyiz istemi sonrası verilen kararın kaldırılması yahut bozma kararı sırasında, incelemesi bozma yada kaldırma üzerine yerel mahkemece tesis edilecek işlemler sonrasına ertelenen hükümler yönünden yerel mahkemece verilecek olan kararlarda, istinaf veya temyiz süresinin geçirilmesi gerekçesiyle reddedilemeyecektir.