BİR YARGI AÇIĞININ DEŞİFRESİ: ŞİFAHİ GÖRÜŞME TUTANAĞI
Bayram Yüksekkaya


BİR YARGI AÇIĞININ DEŞİFRESİ: ŞİFAHİ GÖRÜŞME TUTANAĞI
10-02-2026

Genellikle olay anında yahut kolluk (emniyet-karakol) aşamasında, şüpheli ile kolluk kuvvetleri tarafından yapılan görüşmeler ve yaşanan diyaloglar, kollukça bir tutanağa bağlanmakta ve bazı zamanlarda bu tutanak, şüpheliye de imzalatılmakta, bazı zamanlarda şüpheliye hiç imzalatılmadan, soruşturma dosyasına eklenmektedir.

Şifahi görüşme tutanağı, teknik anlamda ifade alma sonucu oluşturulmuş bir belge değildir. Bu nedenle, kolluk ifadesi gibi bir bağlayıcılığı yoktur. Kollukça müdafi hazır bulunmaksızın alınan ifadenin mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı kuralı [CMK 148/4] göz önüne alındığında, şifahi görüşme tutanağının bağlayıcılığının olmaması doğaldır. Ancak kolluk tarafından düzenlenen resmi bir evrak olması, soruşturma dosyasına eklenmesi ve hukukumuzda, soruşturma yahut yargılama dosyasına eklenen bir evrakın dosyadan çıkarılması gibi bir düzenlemenin bulunmaması, şifahi görüşme tutanağının hukuki konumunu tartışmalı hale getirmektedir.

Yerel mahkemeler ve özellikle soruşturma aşamasında sorgu yapan Sulh Ceza Hakimlikleri, bu belgeye önem verdikleri görülmektedir.

Peki, bu belgenin hukuki konumu nedir?

Kabul Edilmez İse Bağlayıcı Değildir

Şifahi görüşme tutanağı, bu tutanak sonrası yapılan temel hukuki aşamalardan (kolluk yahut savcı ifadesinde, sorguda yahut esas mahkemesinde) en az birinde kabul edilmediği sürece, şüpheliyi bağlayıcı bir tarafı yoktur. Bu durum, Anayasa'nın 38. maddesiyle güvence altına alınan susma hakkının [Anayasa 38, mevzuat.gov.tr] ve suçsuzluk karinesinin bir yansımasıdır [CEZA YARGILAMASINDA SON SÖZ SANIĞINDIR KURALI, yuksekkaya.tr].

Nitekim Yargıtay önüne gelen bir dosyada, şifahi görüşme tutanağında suçu kabul ettiğini beyan ettiği belirtilen ancak aşamalarda isnat edilen suçu kabul etmeyen sanığa, ceza verilmesinin doğru olmadığına karar vermiştir [KARARI İNCELEMEK İÇİN TIKLAYIN].

Aynı şekilde, sanık tarafından onaylanmayan şifahi görüşme tutanağındaki bilgiler/tespitlerin, sanık aleyhine kullanılamayacağını, Yargıtay bir başka kararında açıkça belirtmiştir [KARARI İNCELEMEK İÇİN TIKLAYIN].

Burada dikkat edilmesi gereken konu, şifahi görüşme tutanağının şüpheli tarafından "kabul ettiği bölüm"ün bağlayıcılığı olduğudur. Zira şüpheli/sanık, şifahi görüşme tutanağını, toptan kabul yahut toptan ret etmek gibi bir seçim yapmaya zorlanamayacaktır. Maddi gerçeğin ortaya çıkmasını sağlamakla yükümlü olana mahkemelerin, şüphelinin/sanığın, şifahi görüşme tutanağını kabul ettiği bölümlerin doğrudan doğruya bağlayıcı olmasını, gözden kaçırmamaları gerekmektedir.

Sanık Lehine Bilgiler İçeriyor İse Mahkemece Göz Önüne Alınmalıdır

Öyle bazı durumlar olur ki, şifahi görüşme tutanağında yer alan bazı bilgiler, sanığın lehine hükümler doğurur. Bu gibi durumlarda, şifahi görüşme tutanağını kabul eden sanığın hukuki durumu değerlendirirken, şifahi görüşme tutanağında belirtilen hususları ve özellikle sanık lehine olan tespitlerin mahkemece göz önüne alınarak yargılama tamamlanmalıdır. Bu yaklaşım, Cumhuriyet savcısının maddi gerçeğin araştırılması için şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplama yükümlülüğünün [CMK 160/2, mevzuat.gov.tr] yargılama aşamasında da geçerli olduğu ilkesiyle uyumludur [HUKUKA AYKIRI ESAS HAKKINDA MÜTALAA SORUNU, yuksekkaya.tr].

Bir kararında Yargıtay; sanığın kabul ettiği şifahi görüşme tutanağında belirttiği hususların araştırılarak hüküm verilmesi gerekirken, Yerel Mahkemece hiç araştırma yapılmamasını, bozma nedeni yapmıştır [KARARI İNCELEMEK İÇİN TIKLAYIN].

Ayrıksı Durumlar

Bazı durumlarda şifahi görüşme tutanağındaki içerikler, şüpheli yahut sanık tarafından, önce kabul edilmez ancak sonradan kabul edilebilir. Böyle bir durumda, önceden inkar edilse de sonraki kabul üzerine, şifahi görüşme tutanağındaki tespitlere itibar ederek karar vermesi gerektiğini, Yargıtay önüne gelen bir davada vurgulamıştır [KARARI İNCELEMEK İÇİN TIKLAYIN].

Bazen de şüpheli/sanık tarafından kabul edilmeyen şifahi görüşme tutanağındaki beyanların doğruluğu, dosyadaki maddi deliller ile net bir şekilde tespit edilebilmektedir. Böyle bir durumda mahkemenin, maddi deliller ile desteklenen şifahi görüşme tutanağını kabul etmesi ve hükmünde, bu tutanağa da yer vermesinde, hukuka aykırı bir durum olmadığını, Yargıtay bir kararında uzun uzun anlatmıştır [KARARI İNCELEMEK İÇİN TIKLAYIN].

Sonuç

Türk yargısının ve emniyetinin, en karanlık dönemini yaşadığı "FETÖCÜLER" döneminde, şifahi görüşme tutanakları, hiçbir maddi delille desteklenmemesine hatta aksi kesin ve inandırıcı deliller ile ispat edilmesine rağmen, mahkeme hükümlerine esas alınarak, kasıtlı olarak yanlış kararlar verilmiştir. Bu dönemde, "suç örgütü kurmak ve örgüt bünyesinde/örgütün korkutucu gücünü kullanmak suretiyle yağma yapmak" gibi iftiralarla ve sadece tek bir şifahi görüşme tutanağına bağlı olarak binlerce vatandaş, haksız yere yargılanmıştır [YAĞMA (GASP) SUÇU, yuksekkaya.tr].

FETÖ tahakkümü emniyet ve yargı üzerinden kalkar kalkmaz, sadece "şifahi görüşme tutanağı"na dayalı verilen kararlar da bıçak gibi kesilmiştir. Ancak, o dönemin alışkanlığını hala üzerinden atamamış bir kısım kişi ve kurumlar, özellikle son zamanlarda, şifahi görüşme tutanağı adı altında belgeler ile yargıyı etkilemeye çalışmaktadır.

Ancak yüksek yargının bu konudaki acı tecrübesi ve farkındalığı sayesinde, şifahi görüşme tutanaklarının bulunduğu dosyalara dair incelemeler, hassasiyetle yapılmaya başlanmıştır.

Şifahi görüşme tutanakları, sanık tarafından kabul edilmedikçe yahut maddi (somut) deliller ile desteklenmedikçe, hiçbir anlam ifade etmemektedir. Bu belirleme, artık geri dönülmez bir şekilde yani tekrar kötüye kullanılamayacak şekilde yargı uygulamasına yerleşmiş olsa da yerel mahkemelerin bu konudaki farkındalıkların düşük olması, bu konuda avukatlara büyük görev düştüğünü açıkça göstermektedir.
 

Bayram Yüksekkaya
Site Etiketleri: Adana Ceza Avukatı Adana Boşanma Avukatı Adana Avukat Adana Ağır Ceza Avukatı Ceza Avukatı Adana Avukat Boşanma Avukatı Ağır Ceza Avukatı Adana Ceza Avukatı Adana Ağır Ceza Avukatı

BENZER KONULAR

Adli Sicil Kaydı ve Arşiv Kaydı Silinir Mi?

Aile Konut Şerhi

ANLAŞMALI BOŞANMA VE BOŞANMA PROTOKOLÜ

ATATÜRK ALEYHİNE SUÇLAR

BOŞANMA DAVALARINDA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

BOŞANMA DAVASI

GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU

7406 SAYILI KANUN İLE TCK'DA VE BİR KISIM KANUNLARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

İŞLENEMEZ SUÇ

MEŞRU SAVUNMA

ORGANİZE SUÇLULUK

SUÇUN DEREBEYLERİ

CEZA AVUKATININ YOL HARİTASI

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS SUÇU

SUÇA YARDIM ETME

TCK MD 1 - CEZA KANUNUNUN AMACI

TCK MADDE 267 İFTİRA SUÇU

YAĞMA (GASP) SUÇU

UYUŞTURUCU VE UYARICI MADDE TİCARETİ YAPMA SUÇU

TEFECİLİK SUÇU ÜZERİNE

HİÇ KİMSE KONUŞMAYA ZORLANAMAZ!

CEZA KANUNLARINI BİLMEMEK MAZERET DEĞİLDİR

BOŞANMA DAVALARINDA CİNSEL KUSUR İDDİALARI

KISITLAMA KARARI VE AVUKATIN HAKLARI

CEZA YARGILAMASINDA SONRADAN DEĞİŞEN - ÇELİŞEN İFADE

YARGITAY KURAL OLARAK MADDİ VAKIA DENETİMİ YAPAMAZ

SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA SUÇLARINDA HİYERARŞİ VE İSPAT SORUNU BİR KARAR İNCELEMESİ

TERK SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASI

EVLİLİKTE ÇOCUĞU KORUMAK İÇİN TEHDİT - BOŞANMA

HUKUKUN YASAKLADIĞI PUSULA: SUÇ YOLU (ITER CRIMINIS)

KASTEN ÖLDÜRME SUÇLARINDA TAHRİK

CEZA SORUŞTURMASI VE YARGILAMASINDA AVUKATIN YERİ VE ZORUNLU-İSTEĞE BAĞLI MÜDAFİLİK

KATALOG SUÇ GEREKÇESİYLE TUTUKLAMA VE ANAYASA'YA AYKIRILIK SORUNU

EŞ TAKİBİ - DEDEKTİFLİK VE HUKUKİ DURUM

KÖTÜ MUAMELE SUÇU (TCK M. 232/1. F.)

POŞETTE PARMAK İZİ ÇIKMASI CEZALANDIRMAK İÇİN TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİLDİR

6284 SAYILI KANUN: SOMUT DELİLİN HİÇE SAYILMASI VE ÇÖZÜM

POSTMODERN ENGİZİSYON KURALI: KADININ BEYANI ESASTIR!

CİNSEL SUÇLARDA İFTİRALAR VE SAVUNMANIN HUKUKSAL GÜCÜ

CEZA YARGILAMASININ AMACI: MADDİ GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARMAK

HUKUKA AYKIRI ESAS HAKKINDA MÜTALAA SORUNU

YARGITAY KARARLARI PENCERESİNDEN "SUÇ İŞLEMEYE TAHRİK" SUÇU

SUSMA HAKKINI KULLANMAK ve SUÇU İNKAR ETME ALEYHE YORUMLANAMAZ

TÜRK CEZA KANUNU'NA GÖRE HIRSIZLIK SUÇU: TANIMI, CEZASI VE İSTİSNALAR

YARGITAY'A GÖRE "YAĞMA SUÇU"

BOŞANMA HUKUKUNDA "EYLEMLİ / FİİLİ AYRILIK" KAVRAMI

ZİNCİRLEME UYUŞTURUCU TİCARETİ SUÇUNDA ETKİN PİŞMANLIK

TİK TOK PAYLAŞIMLARI VE BOŞANMA

CEZA DAVALARININ VAZGEÇİLMEZ UNSURU: TANIK

SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA SUÇUNDA KAST

KARŞI CİNSLE YANAK YANAĞA FOTOĞRAF ÇEKTİRMEK - BOŞANMA

KİŞİSEL VERİLERDE HAKİMİYET UNSURU VE BERAAT NEDENİ

CEZA DAVALARINDA DAVA ZAMANAŞIMI

TALİMATLA İFADE ALMA / SAVUNMA VE 5 YIL ALT SINIR SORUNU

YEREL MAHKEMELERİN SEGBİS KARŞITLIĞI VE SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI

CEZA DAVALARINDA CEZANIN BELİRLENMESİ

SANIK SAVUNMASININ ÇÖKMESİ

KARIŞTIRILAN ÖNEMLİ 5 KAVRAM: DAİMİ ARAMA KARARI - YAKALAMA EMRİ - GÖZALTI - KAÇAKLIK KARARI - TUTUKLAMA KARARI

NİTELİKLİ CİNSEL İSTİSMAR İDDİASI VE BERAAT: BİR KARAR İNCELEMESİ

DEEPFAKE VE DEEPFAKE SUÇLARI

TELETIP - TELE SAĞLIK VE UZAKTAN SAĞLIK HİZMETİNİN HUKUKİ BOYUTU

HACK SUÇLARI VE TCK'DAKİ CEZAİ YAPTIRIMLARI: DİJİTAL DÜNYADA HUKUKİ GÜVENLİĞİNİZ

MAHKEMEDEN TUTUKLANMAMA GÜVENCESİ KARARI

CEZA YARGILAMASINDA SON SÖZ SANIĞINDIR KURALI

TÜRK CEZA HUKUKUNDA HAKSIZ TAHRİK KAVRAMI

TÜRK HUKUKUNDA DİJİTAL UNUTULMA HAKKI

GENEL ANLAMDA YARALAMA SUÇLARI VE KANUNİ ÇERÇEVE

TCK MADDE 190 KAPSAMINDA UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE KULLANILMASINI KOLAYLAŞTIRMA VE ÖZENDİRME SUÇLARINA İLİŞKİN YARGITAY İÇTİHATLARI ÇERÇEVESİNDE HUKUKİ İNCELEME

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU'NA GÖRE YETKİLİ MAHKEMENİN BELİRLENMESİ

HACKLINK SUÇLARI

CEZA YARGILAMASINDA ÖNEMLİ BİR KRİTER: HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA UYGUNLUK

CEZA YARGILAMASINDA VİCDANİ KANAAT: MADDİ GERÇEĞİN PEŞİNDE BİR İSPAT DOKTRİNİ

BİR BOZMA SEBEBİ: ÇELİŞKİLERİN GİDERİLMEMESİ

BİR BOŞANMA SEBEBİ: KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ SUÇ İŞLEME

YARGITAY'A GÖRE DEVLETİN BİRLİĞİNİ VE ÜLKE BÜTÜNLÜĞÜNÜ BOZMA SUÇU

SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA SUÇUNDA AMAÇ SUÇ SINIRLAMASI VAR MI?

BİR YARGI AÇIĞININ DEŞİFRESİ: ŞİFAHİ GÖRÜŞME TUTANAĞI

CEZA YARGILAMASINDA KARARLARIN GEREKÇELİ OLMA ZORUNLULUĞU

TAKİBİ ŞİKAYETE BAĞLI SUÇLAR VE ŞİKAYETTEN VAZGEÇME

Yüksekaya AI Asistan