Site Etiketleri:
Adana Ceza Avukatı
Adana Boşanma Avukatı
Adana Avukat
Adana Ağır Ceza Avukatı
Ceza Avukatı
Adana Avukat
Boşanma Avukatı
Ağır Ceza Avukatı
Adana Ceza Avukatı
Adana Ağır Ceza Avukatı
SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA SUÇUNDA AMAÇ SUÇ SINIRLAMASI VAR MI?
Her suç örgütü, "araç suç" işlerken, bir "amaç" güder [SUÇUN DEREBEYRELİ: SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA SUÇU, yuksekkaya.tr]. Örneğin; bir kişiyi yağmalamak amacıyla o kişiye ait iş yerini kurşunlatırlar [YAĞMA SUÇU GASP SUÇU, yuksekkaya.tr]. Burada amaç suç yağma iken araç suç, silahla mala zarar verme/saldırı suçudur.
Modern hukuk sistemini kabul eden bir çok devlet, suç örgütlerinin amaç suçları bakımından bir sınırlamaya gitmiştir. Örneğin bir çok Avrupa ülkesi, suç örgütlerini, en az dört yıl veya daha ağır bir hürriyeti bağlayıcı ceza veya güvenlik tedbiri gerektiren suçu işleyen yapılar olarak tanımlayarak, dört yıldan az ceza veya güvenlik tedbiri öngören suçlar için oluşturulan yapıları suç örgütü olarak görmezler. Bu düzenlemeyi kabul eden ülkeler doğal olarak, dört yıldan az ceza öngörülen bir amaç suça dair işlenen suçlardan, hiçbir yapılanmayı, suç örgütü kapsamında yargılanmayacaklardır.
Bu husus, Avrupa Konseyi tarafından 21.12.1998 tarihinde kabul edilen 98/733/JAI sayılı Bir Suç Örgütüne Üyeliğin Cezalandırılabilirliği Hakkında Ortak Önlem’in birinci maddesinde "Suç örgütü, en az dört yıl ya da daha ağır bir hürriyeti bağlayıcı ceza veya güvenlik tedbiri gerektiren suçu işleyen yapılar" olarak tanımlanmakla, kararlaştırılmıştır. Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nde de aynı yönde hüküm bulunmaktadırtadır (Madde 2,b).
Bizim düzenlememizde, böyle bir sınırlama olmaması nedeniyle, bu genel kabulden ayrılmaktadır [SUÇUN DEREBEYRELİ: SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA SUÇU, yuksekkaya.tr].
Kanaatimizce, yukarıda bahsi geçen gerek Avrupa Konseyi'nin gerekse de Birleşmiş Milletler'in kabul ettikleri metinlerdeki "amaç suç" bakımından sınırlama, gerçek hayatla uyarlılığı olmamakla beraber, suç örgütleri ile mücadeleyi de sınırlamaktadır. Türkiye'nin amaç suç bakımından bir alt sınır belirlemesi, suç örgütleri ile mücadelede daha tutarlı ve samimi görülmektedir.
Örneğin, bir kişide bulunan ve fakat birileri için önemli olan bir belgenin alınması konusunda kararlaştırılan "amaç suç" "basit hırsızlık" olarak tespit edilmesine rağmen [HIRSIZLIK SUÇU HAKKINDA SORULAR VE CEVAPLARI, yuksekkaya.tr], bu belge alınırken belgeyi elinde bulunduran kişi ağır yaralanır yahut ölür ise ne olacaktır? BM ve AK kriterleri bakımından, amaç suç basit hırsızlık olduğundan, bu fiil suç örgütü kapsamında değerlendirilemeyecek midir? Tüm dünyadaki suç örgütlerinin genel yapısında, amaç suçu gerçekleştirmek için amaç suçtan daha ağır araç suçları işlemekten çekinmemenin bulunduğu, artık bilinen bir gerçektir [ORGANİZE SUÇLULUK, yuksekkaya.tr].
Bu gerçeklik karşında, amaç suç bakımından bir sınır koyarak suç örgütü belirlemesi yapmak, hukuki anlamda büyük bir hata olmuştur ve gelinen noktada Türkiye'nin, bu düzenlemeyi iç hukukuna yansıtmamakta ne kadar haklı olduğu da açıkça görülmektedir.
Sonuç olarak ülkemizde, suç örgütlerinin varlığı, amaç veya araç suçların ağırlığına göre tespit edilmemektedir. Hangi suçu işlemek amacını taşırsa taşısın, kanuni şartların yerine gelmesi durumunda, suç örgütünün varlığı kabulü zorunludur [SUÇUN DEREBEYRELİ: SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA SUÇU, yuksekkaya.tr]. Zira suç örgütleri, belirsiz suçları işlemek için kurulurlar ve bu belirsizlik içerisinde suçların ağırlığı değil, varlığı / ispatı önem arz etmektedir.
Burada bir hususu da belirtmemiz uygun olacaktır.
Suç örgütlerinin belirsiz suçları işlemesi için kurulması ile bir suç örgütünün "bazı suçları işlememeyi kararlaştırması" arasında fark vardır. Bazı suç örgütleri, toplumsal desteği sağlamak için halka; "uyuşturucuya karşıyız, kumar/iddia suçlarını işleyenler ile savaşıyoruz, fuhuş ile işimiz olmaz" gibi mesajlar vererek, işleyecekleri belirsiz suçların sınırını çizmektedirler. Bir kısım kişiler de çıkıp "burada belirli suçları işlemekten bahsedileceğinden, suç örgütü suçu oluşmaz" iddiasında bulunmaktadırlar. Bu bir yanıltma girişimi, kelimelerle oynama teşebbüsüdür.
Bir yerde "belirli suçları" işlemek için bir araya gelen yapılanma var ise, burada suç örgütlerine dair hükümler değil, genel iştirak hükümleri uygulanacaktır. Bu hususta bir tartışma yoktur. Ama bir yerde bazı suçlar dışında tüm suçları işleyebilme potansiyelinden bahsediliyor ise, şartları dahilinde, burada bir suç örgütünün varlığından şüphe edilemeycektir. Dolayısıyla, bazı suçları işlememek, belirli suçları işlemek için biraraya gelmenin ispatı olamaycaktır. Eğer bu yanlış mantık kabul edilir ise o zaman bir suç örgütünün, işlemedikleri suçları liste halinde sayıp, sadece tespit edilen suçlarını kabul etmesini ve "biz belli başlı suçlar işlemişiz, tüm suçları işlememişiz" gibi hukuk aklının kabul etmeyeceği bir savunmasına, itibar etmek ve örgütlü suç soruşturmasına son vermek gerekecektir.