Site Etiketleri:
Adana Ceza Avukatı
Adana Boşanma Avukatı
Adana Avukat
Adana Ağır Ceza Avukatı
Ceza Avukatı
Adana Avukat
Boşanma Avukatı
Ağır Ceza Avukatı
Adana Ceza Avukatı
Adana Ağır Ceza Avukatı
CEZA YARGILAMASINDA KARARLARIN GEREKÇELİ OLMA ZORUNLULUĞU
Anayasa’nın 141. maddesinin 3. fıkrası, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” hükmünü ihtiva etmektedir.
Aynı yönde CMK md. 34’te “ Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır” hükmünü düzenlemiş bulunmaktadır. Bu düzenleme, bir anlamda Anayasa md. 141/3. fıkranın yansıması niteliğindedir.
Bu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, sadece hükümde verilen “gerekçeli karar” olarak belirtilen karar değil, hakim ve mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olmalıdır.
Yargıtay 11 CD bir kararında açıkça; "Yasa metinlerdeki ifadelerin tekrarı, bu metinlerdeki genel nitelikli ölçütler somut olaya ve failine özgülenmediği müddetçe yeterli bir gerekçe değildir." belirlemesinde bulunmuştur. (İLGİLİ KARARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN ) Aynı yönde yığınla karar, Yargıtay külliyatında mevcuttur (6.CD 2021/6737 E. , 2022/1389 K. , 1.CD 2022/7048 E.,2023/124 K. , CGK 2019/460 K. ).
AYM, olaya HAK İHLALİ açısından bakmaktadır ve mahkemelerin tüm kararlarındaki gerekçeyi bazı kriterlere bağlamıştır. Biz burada sadece 2 kriter yönünde hak ihlalinin oluştuğuna dikkat çekeceğiz ve kaldı ki hak ihlalinin gerçekleşmesi için tek bir kritere aykırılık yeterli olacağı, tartışma dışıdır.
Gerekçeli karar, yeterli açıklama içermelidir (Mehmet Yavuz, B. No: 2013/2995, 20/2/2014, § 51; Ahmet Belge, B. No: 2014/2362, 26/10/2016, § 51; Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 77; Aziz Yemen, B. No: 2019/5918, 23/11/2021, § 59; Dicle Seben, B. No: 2014/4961, 2/2/2017, § 27; Behice Çalışkan, B. No: 2015/5723, 4/7/2018, § 30; Harun Yalçın ve diğerleri, B. No: 2014/15254, 17/11/2016, § 67; Hüseyin Şahin, B. No: 2014/10262, 21/2/2018, § 32; Ramazan Şahin, B. No: 2018/36718,17/11/2021, § 27, İbrahim Ataş, § 25; Ahmet Naim Sarı, B. No: 2014/6079, 29/9/2016, § 32; Çağdaş Mühendislik LTD. ŞTİ., B. No: 2013/3449, 22/1/2015, § 40; AZ. M, B. No: 2013/560, 16/4/2015, § 31; Mehmet Temizel, B. No: 2014/3044, 15/6/2016, § 24; Turgut Öztop, B. No: 2016/6023, 10/10/2019, § 27; Volkan Doğdu, B. No: 2016/4186, 12/9/2019, § 24, Emin Balta, B. No: 2017/23739, 20/10/2021, §39).
Gerekçeli karar, makul olmalıdır (İbrahim Ataş, § 24. Ayrıca bkz. Sencer Başat ve diğerleri, § 38; Salahattin Özek, B. No: 2014/6978, 26/2/2015, § 31; Buğrahan Babacan, B. No: 2013/9661, 9/9/2015, § 66; Hasan Şimşek, B. No: 2013/1602, 19/11/2015, § 35; Salih Söylemezoğlu, B. No: 2013/3758, 06/01/2016, § 30; Ünal Aslantürk, B. No: 2013/1876, 8/9/2015, § 43; Billur Güzide Balyemez ve Recai Alper Tunga, B. No: 2014/5909, 25/3/2015, § 48; Kasım İlimoğlu, B. No: 2013/8136, 25/2/2015, § 60; Afitap Salman, B. No: 2013/2105, 11/11/2015, § 27).
Makul gerekçenin anlamını AYM; İbrahim Ataş Başvurusu § 24'te şu şekilde belirtmiştir: "(Kararda) hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur.”
Yargıtay bir çok kararında; savunma tarafından dile getirilen hata hükümlerinin uygulanması hususunun tartışılmamasını, bu savunmanın reddi nedenlerinin de belirtilmemesini, noksan gerekçe olarak değerlendirmiştir (İLGİLİ KARARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN).
Yerel mahkemenin, yeterli gerekçe gösterilmesi yerine, “mahkemenin kanaatine göre takdiren” biçimindeki noksan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesini Yargıtay, bozmaya konu etmiştir (İLGİLİ KARARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN).
Yargıtay bir başka kararında; sanığın haksız işlemlerinin ve kullandığı cebrin neler olduğu ve kimlere yönelttiği, kimden ne kadar çıkar sağladığı ve bunları gösteren kanıtlar karar yerinde açıklanıp tartışılmadan noksan gerekçe ile hüküm kurulmasını, bozma nedeni yapmıştır (İLGİLİ KARARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN)
Yargıtay, dosyadaki çelişkiler giderilmeden ve hangi beyana niçin üstünlük tanındığı gösterilmeden verilen yerel mahkeme kararını, "eksik gerekçe" gerekçesiyle bozmuştur. (İLGİLİ KARARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN)
Yargıtay; yerel mahkemenin; sanıklar lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettikleri halde, TCK'nın 62. maddesi uyarınca sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama süresindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri gibi hususları içeren takdiri indirim nedenlerinin varlığı tartışılıp gösterilmeden "... başkaca kanuni ve takdiri artırım yada indirim yapılmasına yer olmadığına" biçimindeki karar vermesini, gerekçe noksanlığı yönünden bozmuştur. (İLGİLİ KARARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN)
Yargıtay'ın HAGB ile ilgili verdiği "gerekçeli karar" açısından bu bozma kararı da dikkat çekicidir:
"Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle ve gerekçesiz karar verilerek, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı Kanun'un 34, 2 23... . maddelerine aykırı davranılması," (İLGİLİ KARARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN)
Yargıtay bir başka kararında; "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 34/1 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddialarda ve savunmalarda ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz karar verilmesi,"ni bozma nedeni yapmıştır. (İLGİLİ KARARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN)