TUTUKLAMAYA DAİR UYGULAMADAN NOTLAR
Bayram Yüksekkaya


TUTUKLAMAYA DAİR UYGULAMADAN NOTLAR
12-04-2026

Tutuklama; ceza yargılamasının en ağır tedbiridir. Bu nedenle de ceza yargılamasında büyük bir öneme haiz bir kurumdur.

Kağıt üzerinde yazılanlara dair yığınla yazı olsa da tutuklamaya dair güncel uygulamanın nasıl olduğu konusunda, doğru düzgün bir kaynak bulmak çok zor.

İşte Yüksekkaya Law Office olarak bizzat sahadan yani uygulamanın içerisinden bir kısım bilgileri vermeyi uygun görüyoruz:

- Suça Göre Tutuklama

Mahkemelerde "işlendiği iddia edilen suça göre tutuklama kararı verme" meyli olduğu tartışmasızdır. Özellikle CMK md. 100/3. f.'da sayılan "Katalog Suçlar" dahilinde bir soruşturma söz konusu ise, sorguda (Sulh Ceza Hakimliği'nde) tutuklama olasılığı çok çok yüksektir.

- Suça Göre Tutuklu Kalma Süresi

Mahkemelerde "isnat edilen suça göre tutuklu kalma süresi" diye oturmuş bir uygulama olduğunu inkar etmek mümkün değildir. Örneğin, ruhsatsız silah bulundurmak gibi 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçlarında, ilk tutuk incelemeye veya esas mahkemesinde görülecek olan ilk duruşmaya kadar şüpheliyi/sanığı tutuklu halde bekletmek, uygulamada oturmuş bir kuraldır. Bunu, bu tip suçlara dair soruşturmalara katılan tüm avukatlar hatta sulh ceza hakimliklerinin çalışanları dahi bilir. Bu kurala istisnalar getirilebilir ama bu istisnalar % 5 bile değildir.

- Hükümle Tahliye Kuralı

Öyle bazı suçlar vardır ki, bu tip suçlarda genellikle mahkemeler "hükümle tahliye" kuralına uyarlar. Hüküm celsesine kadar ne yaparsanız yapın, tutuklamanın son bulması yahut alternatif bir tedbire çevirme (adli kontrol) taleplerinizi sadece "dinliyormuş" gibi yaparlar ama asla kabul etmezler. Özellikle neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama gibi vücut bütünlüğüne dair işlenen ancak ölümle sonuçlanmayan suçlarda, uygulama "hükümle tahliye" yönünde ağır basmaktadır.

- "En Az 3 Ay Yatsın" Mantığı

İşte bu mantık, hukuku yerle yeksan eden mantıklardan en belirginidir. "Her suça ilişkin süre belirleme" mantığı, tüm hukuki metinleri, Anayasayı, ulusal kanunları, uluslararası anlaşmaları, ulusal ve uluslararası içtihatları hiçe saymak, "ben herkesten iyi bilirim" demenin en basit halidir. Ağır olmayan ama basit yaralamayı da aşan yaralama suçları gibi yargılamalarda çok kullanılır.

- "Zararı Gidermeden Tahliyeyi Unut!"

Ekonomik suçların çoğunda, bu kural geçerlidir. Öyle bir mantığın karanlığıdır ki bu görüş, hukuku hiçe saymanın dip noktasıdır. Kendini tahsilat yapan icra dairesi sanan ceza mahkemelerinin mantığıdır. Suçun oluşması, suçun maddi ve manevi unsuru gibi hususların hiçbir önemi yoktur. Hırsızlık, yağma, dolandırıcılık ithamı ile bağlı soruşturma ve yargılamalarda sıkça görünür. Zararı giderdiğiniz an tahliye ederler ve çoğu zaman da bu kuralı duyan ama suçla ilgisi olmayan kişilerce zarar karşılanmakta ve sonuçta "beraat" kararı bile verilebilmektir. Aslında suçsuz bir kişiye zarara uğrayan kişinin zararını karşılatmak adalet değil, zulümdür! 

- Psikolojik Sınır Çizgisi

Bazen mahkemeler verilen cezaya göre psikolojik bir ceza sınırı çizerler. Şu an en çok kullanılan psikolojik sınır "15 yıl" sınırıdır. İtham uyuşturucu, cinsel taciz gibi tepki barındıran bir suç değil ise; nitelikli yaralama, kasten öldürmeye yardım etme gibi adi suçlarda 15 yıl altı ceza alanları hükümle beraber tahliye etmek gibi bir kurala tabi olan mahkemelerin / hakimlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazladır. 15 yıl üstü ceza alan sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi de kaçınılmaz sayılmaktadır.

- Pozisyonu Koruma

Soruşturma aşamasında tutuksuz olanı tutuklamama, tutuklu olanı ise asla tahliye etmeme gibi bir ön yargı, yine uygulamada zımnen uygulanan kurallardandır. Yani sanık, kamu davası açıldığında tutuklu ise bu sanığı tahliye etmemek, kararlarının büyük çoğunluğunda, tutuklu başlayan yargılamaları yine hükmen tutuklu olarak bitiren yerel mahkemelerin sayısı da azımsanmayacak kadar fazladır.

Yukarıda sayılan ve hukukla, kanunla hiçbir alakası olmayan, bizatihi hukuksuzluğun en dip noktasını oluşturan, engizisyonun devamı niteliğindeki bu kurallar, maalesef bizim yargı dünyamızın gerçekleridir. 

Peki her hakim veya mahkeme, bu kurallardan birine yahut birden fazlasına mutlaka bağlı mıdır? Tabi ki hayır. Bu kuralları elinin tersiyle iten, sadece önündeki dosyaya yoğunlaşan, kanunun lafzı ve ruhunu bir hukukçu titizliğiyle yorumlayan, güncel içtihatları sıkı takip eden ve yargı kararlarını bir idari işlem olarak görmeyi hukukçu kimliğine yakıştıramayan saygın hakim sayısı oldukça yüksektir. Ancak yukarıda belirtilen kurallara kendini "bir vahiy gibi" bağlı hisseden hakimlerin bulunmadığını söylemek ise güneşe kör bakmakla eş değerdir.

Uygulamada oturmuş bu belli başlı kurallar, mahkemeden mahkemeye değiştiğinden, yargılamanızın hangi mahkemeye düştüğü, sizin özgürlük kaderinizi belirlemektedir. Eğer yukarıda sayılan kurallarla kendini hukuka aykırı şekilde bağlı sayan bir mahkemeye düşerseniz ve tutukluysanız, haksız tutuklama ile karşı karşıya kalırsınız. Yok eğer hukuka uygun hareket eden bir mahkemede yargılamanız yapılır ise tahliye olma şansınız fazladır. Bu aslında tekrarı gereksiz bir hatırlatıştır. Çünkü bir ilde adliyedeki ceza mahkemelerine hakim olan tüm avukatlar ve o adliyede çalışan personeller de bu kuralları bilirler. "Şu mahkeme asla tahliye etmez, bu mahkeme özgürlükçü, tahliye imkanı yüksek" yorumu, her adliyede sıkça dile getirilen yorumlardandır ve bu hakime / mahkeme başkanına göre şahsileşen / değişen yargımızın üzerinde kara bir lekedir.

Sorun şu: Ne yapacağız?

HSK'nın belli periyotlarla yaptığı yargı denetimi sonucu ortaya koyduğu raporları sıkı takip edilmeli ve yukarıda belirtilen hukuka aykırı uygulamaları alışkanlık haline getirdiği bilinen hakimlerin veya heyetlerin kararlarının incelenmesi için başvuruların yapılması gerekmektedir. Çünkü HSK müfettişleri, yukarıda bahsi geçen hukuka aykırılıkları ya doğrudan yahut da dolaylı olarak eleştirmekte ve mahkemelerin bu konulardaki hassasiyetlerinin artması için kendi internet sitesinde bu raporları ilan etmektedirler.

Amacımız; kimseyi kötülemek değil, keyfi ve hukuk dışı uygulamaları, yargıdan söküp atılmasını sağlamaktadır. Hiçbir hakimin şahsı ile bir işimiz olmadığı gibi, "mahkeme kadıya mülk değildir" Anadolu irfanının sözü de kulağımıza küpe olan düsturlarındandır. Başka bir ifadeyle şahıslarla değil fiillerle mücadele etmekteyiz. Şahıslar fiillerini hukuka uygun hale getirirse, bizim de "hukuki hassasiyet radarımız"dan doğal olarak çıkacaklardır. 

Bayram Yüksekkaya
Site Etiketleri: Adana Ceza Avukatı Adana Boşanma Avukatı Adana Avukat Adana Ağır Ceza Avukatı Ceza Avukatı Adana Avukat Boşanma Avukatı Ağır Ceza Avukatı Adana Ceza Avukatı Adana Ağır Ceza Avukatı

BENZER KONULAR

Adli Sicil Kaydı ve Arşiv Kaydı Silinir Mi?

Aile Konut Şerhi

ANLAŞMALI BOŞANMA VE BOŞANMA PROTOKOLÜ

ATATÜRK ALEYHİNE SUÇLAR

BOŞANMA DAVALARINDA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

BOŞANMA DAVASI

GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU

7406 SAYILI KANUN İLE TCK'DA VE BİR KISIM KANUNLARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

İŞLENEMEZ SUÇ

MEŞRU SAVUNMA

ORGANİZE SUÇLULUK

SUÇUN DEREBEYLERİ

CEZA AVUKATININ YOL HARİTASI

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS SUÇU

SUÇA YARDIM ETME

TCK MD 1 - CEZA KANUNUNUN AMACI

TCK MADDE 267 İFTİRA SUÇU

YAĞMA (GASP) SUÇU

UYUŞTURUCU VE UYARICI MADDE TİCARETİ YAPMA SUÇU

TEFECİLİK SUÇU ÜZERİNE

HİÇ KİMSE KONUŞMAYA ZORLANAMAZ!

CEZA KANUNLARINI BİLMEMEK MAZERET DEĞİLDİR

BOŞANMA DAVALARINDA CİNSEL KUSUR İDDİALARI

KISITLAMA KARARI VE AVUKATIN HAKLARI

CEZA YARGILAMASINDA SONRADAN DEĞİŞEN - ÇELİŞEN İFADE

YARGITAY KURAL OLARAK MADDİ VAKIA DENETİMİ YAPAMAZ

SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA SUÇLARINDA HİYERARŞİ VE İSPAT SORUNU BİR KARAR İNCELEMESİ

TERK SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASI

EVLİLİKTE ÇOCUĞU KORUMAK İÇİN TEHDİT - BOŞANMA

HUKUKUN YASAKLADIĞI PUSULA: SUÇ YOLU (ITER CRIMINIS)

KASTEN ÖLDÜRME SUÇLARINDA TAHRİK

CEZA SORUŞTURMASI VE YARGILAMASINDA AVUKATIN YERİ VE ZORUNLU-İSTEĞE BAĞLI MÜDAFİLİK

KATALOG SUÇ GEREKÇESİYLE TUTUKLAMA VE ANAYASA'YA AYKIRILIK SORUNU

EŞ TAKİBİ - DEDEKTİFLİK VE HUKUKİ DURUM

KÖTÜ MUAMELE SUÇU (TCK M. 232/1. F.)

POŞETTE PARMAK İZİ ÇIKMASI CEZALANDIRMAK İÇİN TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİLDİR

6284 SAYILI KANUN: SOMUT DELİLİN HİÇE SAYILMASI VE ÇÖZÜM

POSTMODERN ENGİZİSYON KURALI: KADININ BEYANI ESASTIR!

CİNSEL SUÇLARDA İFTİRALAR VE SAVUNMANIN HUKUKSAL GÜCÜ

CEZA YARGILAMASININ AMACI: MADDİ GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARMAK

HUKUKA AYKIRI ESAS HAKKINDA MÜTALAA SORUNU

YARGITAY KARARLARI PENCERESİNDEN "SUÇ İŞLEMEYE TAHRİK" SUÇU

SUSMA HAKKINI KULLANMAK ve SUÇU İNKAR ETME ALEYHE YORUMLANAMAZ

TÜRK CEZA KANUNU'NA GÖRE HIRSIZLIK SUÇU: TANIMI, CEZASI VE İSTİSNALAR

YARGITAY'A GÖRE "YAĞMA SUÇU"

BOŞANMA HUKUKUNDA "EYLEMLİ / FİİLİ AYRILIK" KAVRAMI

ZİNCİRLEME UYUŞTURUCU TİCARETİ SUÇUNDA ETKİN PİŞMANLIK

TİK TOK PAYLAŞIMLARI VE BOŞANMA

CEZA DAVALARININ VAZGEÇİLMEZ UNSURU: TANIK

SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA SUÇUNDA KAST

KARŞI CİNSLE YANAK YANAĞA FOTOĞRAF ÇEKTİRMEK - BOŞANMA

KİŞİSEL VERİLERDE HAKİMİYET UNSURU VE BERAAT NEDENİ

CEZA DAVALARINDA DAVA ZAMANAŞIMI

TALİMATLA İFADE ALMA / SAVUNMA VE 5 YIL ALT SINIR SORUNU

YEREL MAHKEMELERİN SEGBİS KARŞITLIĞI VE SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI

CEZA DAVALARINDA CEZANIN BELİRLENMESİ

SANIK SAVUNMASININ ÇÖKMESİ

KARIŞTIRILAN ÖNEMLİ 5 KAVRAM: DAİMİ ARAMA KARARI - YAKALAMA EMRİ - GÖZALTI - KAÇAKLIK KARARI - TUTUKLAMA KARARI

NİTELİKLİ CİNSEL İSTİSMAR İDDİASI VE BERAAT: BİR KARAR İNCELEMESİ

DEEPFAKE VE DEEPFAKE SUÇLARI

TELETIP - TELE SAĞLIK VE UZAKTAN SAĞLIK HİZMETİNİN HUKUKİ BOYUTU

HACK SUÇLARI VE TCK'DAKİ CEZAİ YAPTIRIMLARI: DİJİTAL DÜNYADA HUKUKİ GÜVENLİĞİNİZ

MAHKEMEDEN TUTUKLANMAMA GÜVENCESİ KARARI

CEZA YARGILAMASINDA SON SÖZ SANIĞINDIR KURALI

TÜRK CEZA HUKUKUNDA HAKSIZ TAHRİK KAVRAMI

TÜRK HUKUKUNDA DİJİTAL UNUTULMA HAKKI

GENEL ANLAMDA YARALAMA SUÇLARI VE KANUNİ ÇERÇEVE

TCK MADDE 190 KAPSAMINDA UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE KULLANILMASINI KOLAYLAŞTIRMA VE ÖZENDİRME SUÇLARINA İLİŞKİN YARGITAY İÇTİHATLARI ÇERÇEVESİNDE HUKUKİ İNCELEME

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU'NA GÖRE YETKİLİ MAHKEMENİN BELİRLENMESİ

HACKLINK SUÇLARI

CEZA YARGILAMASINDA ÖNEMLİ BİR KRİTER: HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA UYGUNLUK

CEZA YARGILAMASINDA VİCDANİ KANAAT: MADDİ GERÇEĞİN PEŞİNDE BİR İSPAT DOKTRİNİ

BİR BOZMA SEBEBİ: ÇELİŞKİLERİN GİDERİLMEMESİ

BİR BOŞANMA SEBEBİ: KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ SUÇ İŞLEME

YARGITAY'A GÖRE DEVLETİN BİRLİĞİNİ VE ÜLKE BÜTÜNLÜĞÜNÜ BOZMA SUÇU

SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA SUÇUNDA AMAÇ SUÇ SINIRLAMASI VAR MI?

BİR YARGI AÇIĞININ DEŞİFRESİ: ŞİFAHİ GÖRÜŞME TUTANAĞI

CEZA YARGILAMASINDA KARARLARIN GEREKÇELİ OLMA ZORUNLULUĞU

TAKİBİ ŞİKAYETE BAĞLI SUÇLAR VE ŞİKAYETTEN VAZGEÇME

CEZA HUKUKUNDA MÜDDETNAME

SANIĞIN SORGUYA ÇEKME HAKKI

BOŞANMA DAVALARINDA AFFETMEK

TANIKLARIN DİNLENECEĞİ GÜNÜN SANIK VE MÜDAFİSİNE BİLDİRİLME ZORUNLULUĞU

TANIĞIN ÇAPRAZ SORGUSUNDA SIRA VE USUL

TAKİBİ ŞİKAYETE TABİ OLMAYAN SUÇLAR - ŞİKAYETTEN VAZGEÇME - ŞERİKLERE SİRAYET

TUTUKLAMAYA DAİR UYGULAMADAN NOTLAR

Yüksekaya AI Asistan