Site Etiketleri:
Adana Ceza Avukatı
Adana Boşanma Avukatı
Adana Avukat
Adana Ağır Ceza Avukatı
Ceza Avukatı
Adana Avukat
Boşanma Avukatı
Ağır Ceza Avukatı
Adana Ceza Avukatı
Adana Ağır Ceza Avukatı
SANIĞIN SORGUYA ÇEKME HAKKI
Sorgu Nedir?
Sorgu, ceza yargılaması açısından genellikle hatta her zaman "şüpheli" veya "sanık" için kullanılır. Soruşturma aşamasında şüphelinin, yargılama aşamasında sanığın, üzerine atılı itham hakkında bilgilendirilmesi ve buna bağlı olarak sunulan delillerden haberdar edilerek hakimlik veya mahkeme tarafından ifadesinin alınması, soru sorulması, açıklama yapması beklenmesi gibi tüm işlemlerin bir arada yapıldığı sürece, sorgu denilir.
Peki, sanığın sorguya çekme hakkı nedir?
Sanığın Sorguya Çekme Hakkı
Sanık, tanığı sorguya çekebilir veya müdafisi aracılığıyla çektirebilir. Bu hak, hem Anayasanın hem de genel ve özel kanunların sanığa tanıdığı bir haktır.
Uzunca bir süre bu hak, yargı makamlarınca kullandırılmak istenmemiş, hatta bugün dahi bu konuda bir direncin varlığı istinaf ve temyiz mahkemeleri bozma kararları ile net olarak görülmektedir.
Yargıtay bir çok kararında "Mahkûmiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanık ....'nın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi(ni)" hukuka aykırı bularak bozma kararı vermiştir (İLGİLİ KARARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN)
Sanığın Sorguya Çekme Hakkında Usul
Tüm ülkede uygulama birliği sağlama görevi olan Yargıtay, vermiş olduğu kararlarda, şu uygulamanın yerleşmesi konusunda hassas davranmaktadır:
Aleyhe Beyanda Bulunan Tanıklar: Kararlar daha çok bozma konusunda "mahkumiyete esas alınan tanık beyanı"ndan bahsetse de burada kastedilen, özellikle soruşturma aşamasında sanık aleyhine beyanda bulunan tanıkları kapsamaktadır. Yani soruşturma aşamasında eğer sanık hakkında aleyhe beyanda bulunan bir tanığın, yargılama aşamasında bizzat sanığın veya müdafisinin hazır olduğu bir celsede dinlenmesi gerekmektedir. Bu "bizzat bulunma" hususu, SEGBİS yöntemi ile de sağlanabilir.
Ulaşılmak İstenen Amaç: Amaç; sanık aleyhine beyanda bulunan tanığın güvenilirliğini test edebilme, sanığın tanığı hukukun elverdiği ölçüde sorguya çekebilme hakkının kullanılmasını sağlamaktır.
Savunma Tanıkları: Burada "iddia/kamu tanıkları"nın sorguya çekilmesinin vurgulanması gayet doğaldır çünkü zaten savunmanın tanığı olan kişilerin sanık veya müdafisi tarafından sorguya çekilmesini zorunlu görmeye gerek yoktur. Ancak sanık, savunma tanığı olarak sunduğu tanıklara da soru sorma, tanığın değinmediği veya tam açıklığa kavuşturamadığı ancak savunma için önemli olan konular hakkındaki bilgilerini mahkemeye aktarmasını sağlamak amacıyla soru sorabilir.
Bilimsel Temel: İnsanların olmadığı yerde insanları suçlamak, kolaydır. Bilimsel olarak kanıtlanmıştır ki; aleyhine beyanda bulunulan kişinin o an ortamda bulunmaması, ithamda bulunan kişinin olayı abartmasına veya kendisinin beyanını alan kişilerin yönlendirmelerine açık halde bulunmasına neden olmaktadır. Ama yüzyüzelik ilkesi gereği tanıkla sanığın (veya müdafisinin) aynı ortamda bulunması ve soru sormak suretiyle sorguya çekilmesi, yalancı tanıklığın da suç olduğu da hatırlanırsa, tanığın doğruları söylemeye veya önceki beyanında yanlış (veya yalan) söylediği beyanlarını düzeltmeye imkan sağlamaktadır.
Sonuç:
Maalesef klasik yargılamalarda, diğer sanık lehine olan bir çok hakta olduğu gibi sanığın sorgu hakkı da hassas davranılan konulardan biri değildir. Yığınla bozma kararına rağmen yerel mahkemelerin bu konudaki direncini anlamak mümkün olmasa da sanığın sorgu hakkı konusunda sanıkların (ve özellikle sanık müdafilerinin) bu hususa dikkat etmeleri, önemlidir.