Site Etiketleri:
Adana Ceza Avukatı
Adana Boşanma Avukatı
Adana Avukat
Adana Ağır Ceza Avukatı
Ceza Avukatı
Adana Avukat
Boşanma Avukatı
Ağır Ceza Avukatı
Adana Ceza Avukatı
Adana Ağır Ceza Avukatı
TAKİBİ ŞİKAYETE BAĞLI SUÇLAR VE ŞİKAYETTEN VAZGEÇME
Bazı suçların, soruşturulması (Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma açılması ve yürütülmesi) ve kovuşturulması (bir ceza davası açılarak ceza mahkemesinde yargılama yapılması), yani "hukuki takibi", suçtan zarar görenin (mağdurun) şikayetine bağlıdır.
Hangi suçların şikayete bağlı olduğu, kanunda açıkça belirtilmiş ancak tek tek sayılmamıştır. Örneğin; basit yaralama (TCK md. 86/2), taksirle yaralama (TCK md. 89/1-2-3-4), cinsel saldırı suçu (TCK md. 102/1 ve 102/2-ikinci cümle), reşit olmayanlarla cinsel ilişki suçu (TCK md. 104/1), mala zarar verme (TCK md. 151) gibi.
Kanun sistematiğinde kural olarak, bazı suçların basit hali şikayete tabi iken, ayın suçların nitelikli halleri takibi şikayete bağlı olmaktan çıkarılmaktadır. Örneğin, mala zarar verme suçunun basit hali (TCK md. 151) takibi şikayete bağlı iken, nitelikli hallerinin (TCK md. 152) takibi, şikayete bağlı değildir.
Şikayet Süresi
Şikayet süresi 6 aydır (TCK md. 73/1). Süre; suça konu fiilin ve failin, mağdur tarafından öğrenilmesi ile başlar.
Doğal olarak 6 aylık süre, fail ve fiilin öğrenilmesine kadar ilelebet uzayamaz. 6 aylık süre, işlenen suçun zamanaşımı süresi ile sınırlıdır (TCK md 73/2). Bu kuralın tek istisnası, hakaret suçlarında 6 aylık şikayet süresi, hakaret suçunun gerçekleşmesinden itibaren 2 yılı geçemeyecektir (TCK md. 73/2-2. cümle).
Birden Çok Mağdur / Suçtan Zarar Gören
Bazı suçların işlenmesinden, birden fazla kişi zarar görebilir. Bu gibi durumlarda, mağdurların (şikayet etme hakkı olanlardan) konumları, birbirinden bağımsız olarak ele alınır. Yani mağdurlardan biri suç fiilini ve faili öğrenmiş ama bir başka mağdur daha geç öğrenmiş olabilir. Bu nedenle her bir mağdur için ayrı değerlendirme yapılması zorunludur (TCK md. 73/3). Bir mağdurun süreyi geçirmiş olması, diğer mağdurların şikayet haklarını engellemez.
Şikayetten Vazgeçme
Bazen suçtan zarar görenler (mağdurlar), şikayetçi olduktan sonra, şikayetten vazgeçmeleri söz konusu olabilir. Önce şikayetçi olup, daha sonra mağdurun şikayetten vazgeçmesi durumunda, soruşturma devam ediyorsa, soruşturma son bulur eğer kamu davası açılmış ise (kovuşturma aşamasına geçilmiş ise, ceza davası açılmışsa) dava düşer (TCK md. 73/4).
Bu konuda önemli bir istisna mevcuttur. Şikayetten vazgeçme, kararın kesinleşmesi aşamasına kadar bir anlam ifade eder. Yani karar kesinleşmişse, bu aşamadan sonra şikayetten vazgeçmenin, kesinleşen karara ve buna bağlı infaza, hiçbir etkisi olmaz.
İştirak Halinde İşlenen Takibi Şikayete Bağlı Suçlar
Bazı suçlar, çok failli olur. Çok failli suçlarda, her failin hukuki durumu, suça yaptığı katkıya göre değişebilir (TCK md. 37 vd.). Faillerin bu hukuki durumu "suça iştirak" olarak adlandırır. Failler, suça katılmalarına göre fail, yardım eden, azmettiren gibi isimlerle anılırlar.
Eğer takibi şikayete bağlı bir suç, çok failli olarak işlenmişse, şikayet hakkına sahip olan mağdur, faillerden birinden şikayetten vazgeçer ise, tüm failler bu vazgeçmeden yararlanacak ve tümü için dava/soruşturma son bulacaktır (TCK md. 73/5).
Örneğin Yargıtay, önüne gelen dosyada; bir evin camlarını kırmaları için 13 ve 15 yaşında iki çocuğu azmettirip, evin camlarını kırdıran azmettiren, mağdurun faillerin çocuk olmasından dolayı şikâyetten vazgeçmesinden yararlanarak azmettiren hakkında açılan davanın da düşürülmesine karar verilmesi gerektiğine karar vermiştir. (İLGİLİ KARARIN TAMAMI İÇİN TIKLA)
Şikayetten Vazgeçilmesinin Faile Sorulması
Şikayetten vazgeçme, tek taraflı olarak şikayetçi tarafından dile getirilerek, hüküm ifa eden bir beyan değildir. Şikayetten vazgeçme beyanına karşı, mahkemenin veya savcılığın da müdahale etmesi mümkün değildir. Ancak sanığa şikayetçinin şikayetten vazgeçme beyanını kabul edip etmediği sorulur. Eğer sanık, bu vazgeçmeyi kabul eder ise, açılan ceza davası düşer ve kovuştura son bulur. Ama sanık, bu vazgeçmeyi kabul etmez ise, yargılamaya devam olunur, şikayetten vazgeçme, sanığı etkilemez(TCK md. 73/6).
Kanun metninde "sanık" yazdığından dolayı, şikayetten vazgeçme beyanının, soruşturma aşamasında şüphelinin kabulüyle bağlı olmadığını söylemek, mümkündür.
Peki bir sanık, şikayetçinin şikayetinden vazgeçmesini neden kabul etmez? Bunun bir mantığı yokmuş gibi görülebilir. Ancak öyle bazı durumlar olur ki şikayet hakkı, kötüye kullanılabilir hatta iftira söz konusu olabilir. Böyle bir durumda sanık, yargılama sonunda aklanarak, kendisine karşı ithamda bulunanlara karşı hukuki haklarını kullanmak (iftira, suç uydurma gibi suçlardan şikayet etmek gibi) isteyebilir.
Şikayetten Vazgeçmenin İçeriği
Suçtan zarar gören şikayetten vazgeçme beyanını dile getirdiğinde, ceza hukuku bakımından haklarının nasıl etkileneceği konusunda yukarıda açıklamalarda bulunduk. Ancak bu durumun bir de "özel hukuk" açısından yansıması söz konusu olabilir.
Örneğin, basit yaralamalı bir trafik kazasında, mağdur şikayetten vazgeçince, fail hakkında takip edilecek bir soruşturma yahut kovuşturma olmayacaktır. Peki, bu trafik kazası nedeniyle mağdurun uğradığı maddi zararlar nasıl olacaktır? Mağdur, şikayetten vazgeçince maddi zararlarının tazmininden de mi vazgeçmiş sayılacaktır?
Kanun koyucu bu durumu göz önüne alarak, hukuki düzenleme getirmiştir.
"Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz." (TCK md. 73/7).
Dolayısıyla eğer mağdur, hukuki haklarından da açıkça vazgeçtiğini belirterek şikâyetten vazgeçmiş ise özel hukuktan doğan zararın giderilmesi ve tazminat gibi haklarından da vazgeçmiş olacaktır. Ama hukuki haklarından hiç bahsetmeden şikayetten vazgeçen bir mağdurun, özel hukuktan doğan zararları için hukuk mahkemelerinde dava açma hakkı saklı kalmaktadır.