Site Etiketleri:
Adana Ceza Avukatı
Adana Boşanma Avukatı
Adana Avukat
Adana Ağır Ceza Avukatı
Ceza Avukatı
Adana Avukat
Boşanma Avukatı
Ağır Ceza Avukatı
Adana Ceza Avukatı
Adana Ağır Ceza Avukatı
BİR BOŞANMA SEBEBİ: KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ SUÇ İŞLEME
1. Giriş: Evlilik Birliği ve Sosyal Saygınlık İlişkisi
Evlilik birliği, taraflara sadece özel alanda bir sadakat yükümlülüğü değil, aynı zamanda toplumsal alanda ortak bir saygınlığı muhafaza etme ödevi yükler. Türk aile hukuku sisteminde boşanma rejiminin temel taşı, kanun koyucunun belirlediği sebeplerin dışına çıkılamayacağını ifade eden "tahdidi" (sınırlı sayıdaki) nedenler ilkesidir. Bu bağlamda, taraflar ancak kanun tarafından sınırları çizilmiş gerekçelere dayanarak yargı yoluna başvurabilirler. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 161-166. maddeleri arasında düzenlenen bu sistem içerisinde, TMK m. 163 hükmüyle vücut bulan "Küçük Düşürücü Suç İşleme", evlilik birliğinin sosyal itibar temelinden sarsılmasını hedef alan özgün bir boşanma nedenidir.
Hukuk sistemimizde boşanma, eşlerin birbirine karşı yasal bir işlem başlatmasıyla tezahür eder. TMK 163, işlenen suçun yarattığı sosyal tahribatın, diğer eşin toplum önündeki vakarını ve evliliği sürdürme iradesini nasıl ortadan kaldırdığını disiplinlerarası bir perspektifle ele almaktadır.
2. Kavramsal Çerçeve: "Küçük Düşürücü Suç" Nedir?
Hukuk literatüründe "küçük düşürücü suç" kavramının hem Türk Ceza Kanunu (TCK) hem de Türk Medeni Kanunu'nda açık bir tanımının yapılmamış olması, kavramın içeriğinin doktrin ve yüksek yargı içtihatlarıyla doldurulmasını zorunlu kılmıştır. Teknik bir ifadeyle küçük düşürücü suç; failin toplum önündeki itibarını zedeleyen, mahcubiyet duygusunu tetikleyen ve onur kırıcı mahiyet arz eden eylemlerdir. Suç, pozitif yani yürürlükte olan kanunlara göre yasak olan ve bu yasakları çiğneyenlerin cezalandırıldığı fiillerdir [TCK MADDE 1: CEZA KANUNUNUN AMACI, yuksekkaya.tr].
Bu kavram statik bir yapıya sahip değildir; toplumsal dinamiklere, ahlak kurallarına ve zamanın ruhuna göre değişkenlik gösteren bir haksızlık içeriği taşır. Özellikle 743 sayılı eski Medeni Kanun ile 4721 sayılı yürürlükteki TMK arasındaki fark, hukuk sistemimizin bu konudaki evrimini göstermektedir:
743 Sayılı Eski MK: Kavram "tenzil edici cürüm" olarak adlandırılmakta ve mutlak bir boşanma sebebi sayılmaktaydı. Suçun işlendiğinin sübut bulması, hâkimin boşanmaya karar vermesi için kâfi görülmekteydi.
4721 Sayılı Yeni TMK: Terminoloji "küçük düşürücü suç" olarak güncellenmiş ve bu neden nisbi bir niteliğe bürünmüştür. Artık suçun işlenmesi tek başına yeterli olmayıp, ortak hayatın çekilmez hale gelmesi şartı aranmaktadır.
3. Boşanma Davasının Şartları ve Hukuki Niteliği: Yargıtay İçindeki Teorik Gerilim
Küçük düşürücü suç işleme nedeniyle boşanma davası, niteliği itibarıyla "özel", "nisbi" ve "kusura dayanan" bir boşanma sebebidir. Ancak bu noktada doktrin ile uygulama arasında, satranç ustası titizliğiyle incelenmesi gereken bir "mutlak-nisbi" gerilimi mevcuttur.
Nisbi Nitelik ve Çekilmezlik Şartı: Kanun metninde yer alan "onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse" ibaresi, bu sebebin nisbi olduğunu ve yargılamayı yapan hâkimin mutlaka "çekilmezlik" olgusunu araştırması gerektiğini emreder. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, güncel içtihatlarında bu nisbi karakteri katı bir şekilde muhafaza etmektedir. Nitekim Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "Silahla Yağma" suçundan 4 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırılan bir erkeğin eylemi üzerine açılan davada, Bursa 4. Aile Mahkemesi'nin verdiği boşanma kararı, eylemin kadın eş için hayatı çekilmez kıldığı gerekçesiyle onanmıştır. (Yargıtay 2 Hukuk Dairesi, 24.09.2024, İLGİLİ KARAR İÇİN TIKLAYIN)
Yağma suçu, TCK madde 148'de düzenlenmiş olup, bir başkasını tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin cezalandırılmasını öngörür [YARGITAY'A GÖRE "YAĞMA SUÇU", yuksekkaya.tr].
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) Yaklaşımı: İlginç bir hukuki analiz olarak, YHGK'nın 2020 ve 2021 tarihli kararlarında suç işleme sebebini "özel mutlak" nedenler arasında zikrettiği görülmektedir. (YHGK, 15.06.2021, İLGİLİ KARAR İÇİN TIKLAYIN; YHGK, 04.11.2020, İLGİLİ KARAR İÇİN TIKLAYIN)
Bu durum, bazı ağır suç tiplerinde çekilmezliğin karine olarak kabul edilebileceğine dair bir eğilime işaret etse de, doktrindeki baskın görüş sebebin nisbi olduğu yönündedir.
4. Suç Genel Teorisi ve Medeni Hukuka Yansıması
Bir eylemin TMK 163 kapsamına girebilmesi için öncelikle ceza hukuku anlamında "tipiklik" arz etmesi, yani kanundaki suç tarifine uygun olması şarttır. Tipiklik ile örtüşmeyen bir insan davranışı, boşanma davasının konusunu oluşturamaz. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir [SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA SUÇUNDA KAST, yuksekkaya.tr].
Hukuka Aykırılık ve Uygunluk Nedenleri: Failin eylemi görünürde suç olsa dahi, TCK m. 24-26 kapsamındaki hukuka uygunluk nedenleri (meşru savunma, görevin ifası, hakkın kullanılması, ilgilinin rızası) mevcutsa, fiil haksızlık / suç olmaktan çıkar. Örneğin, can güvenliğini korumak amacıyla meşru müdafaa sınırları içinde adam öldüren bir eşin eylemi, küçük düşürücü suç teşkil etmez. (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 26.02.2025 T., İLGİLİ KARAR İÇİN TIKLAYIN)
Meşru savunma, TCK madde 25'te "Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez" şeklinde düzenlenmiştir [MEŞRU SAVUNMA, yuksekkaya.tr].
Maddi ve Manevi Unsurlar: Suç icrai bir hareketle işlenebileceği gibi, ihmali bir davranışla da gerçekleşebilir. TMK 163 kasten işlenen suçları hedefler. Kasten işlenen suçlarda fail, sonucu bilerek ve isteyerek gerçekleştirir [KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS SUÇU, yuksekkaya.tr]. Taksirli suçların bu maddeye konu edilebilmesi için, suçun mahiyetinin toplumsal algıda failin "karakterindeki bayağılığı" ve "şerefli bir insan olmadığını" göstermesi gerekir. Taksirle yaralama, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu başkasının yaralanmasına neden olmaktır [GENEL ANLAMDA YARALAMA SUÇLARI VE KANUNİ ÇERÇEVE, yuksekkaya.tr].
5. Tarihsel Perspektif: "Yüz Kızartıcı Suç" ve Mahalle Bekçisinin Misyonu
"Yüz kızartıcı suç" kavramının kökeni Osmanlı Hukuku'na ve özellikle bekçilik kurumuna dayanır. O dönemde bekçiler, sadece asayiş görevlisi değil, mahallenin psikolojik ve kültürel şartlarını anlayabilen "kamu koruyucuları" olarak görülürdü. 1909 tarihli "Mahalle Bekçileri Nizamnamesi" uyarınca bekçi olabilmek için "muhilli namus ve iffet" (namus ve iffeti ihlal eden) bir cürümle mahkûm olmama şartı aranmıştır.
Bu tarihsel miras, modern hukukumuzda Anayasa’nın 76. maddesine ve Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesine evrilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 16.01.2014 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, yüz kızartıcı suçların kanunda tek tek sayılmaması, toplumsal değerlerin dinamizmi nedeniyle "belirlilik ilkesine" aykırılık teşkil etmez. (AYM, 16.01.2014, KARARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN)
Ancak kanun metinlerinde kullanılan "gibi" edatı, hâkime tanıdığı geniş takdir yetkisi nedeniyle doktrinde "medeni ölüm" (kişinin haklardan tamamen mahrum kalması) sonuçları doğurabileceği gerekçesiyle eleştirilmektedir.
6. Uygulamada Suç Örnekleri ve Siyasi Suç Ayrımı
Yargıtay içtihatları, hangi suçların küçük düşürücü nitelikte olduğunu somut vaka bazlı belirlemiştir:
Malvarlığı ve Kamu Sağlığı: Hırsızlık, dolandırıcılık, zimmet ve uyuşturucu ticareti bu kategorinin başında yer alır. Hırsızlık suçu, bir kişinin sahibi ya da kullanımında olan bir eşyayı rıza dışında, kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak amacıyla, bulunduğu yerden almaktadır [HIRSIZLIK SUÇU HAKKINDA SORULAR VE CEVAPLARI, yuksekkaya.tr]. Uyuşturucu ticareti suçu ise uyuşturucu ve / veya uyarıcı madde sayılan maddeleri, ruhsata aykırı veya ruhsatsız olarak, ülke içinde satma, satışa arz etme, başkalarına verme, sevk etme, nakletme, depolama, satın alma, kabul etme ve bulundurma fiillerini işlemektir (TCK md 188/3) [UYUŞTURUCU TİCARETİ SUÇU NEDİR?, yuksekkaya.tr]. Örneğin; Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin uyuşturucu ticareti nedeniyle verdiği 15 yıllık mahkûmiyet, küçük düşürücü suç olarak tescil edilmiştir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 01.04.2024, İLGİLİ KARAR İÇİN TIKLAYIN)
Anayasal Düzene Karşı Suçlar: FETÖ darbe girişimi davasında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan müebbet alan bir eşin durumu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Aile Mahkemesi ve Yargıtay tarafından incelenmiş; eylemin diğer eşin toplumda dışlanmasına neden olduğu gerekçesiyle manevi tazminat nedeni sayılmıştır. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 01.11.2024, İLGİLİ KARAR İÇİN TIKLAYIN)
Siyasi Suçlar: Adi suçlardan farklı olarak siyasi suçlar, mevcut yasayı veya düzeni değiştirmeyi amaçlayan eylemlerdir. Siyasi suçların küçük düşürücü olup olmadığı belirlenirken, eylemin karakterindeki "adi hırsızlık" veya "şahsi menfaat" unsurları ile siyasi saik arasındaki denge gözetilir.
Zina: 1998 yılındaki AYM iptaliyle zina artık bir suç değildir. Ancak bu eylem, TMK m. 2 dürüstlük kuralının bir yansıması olan "sadakat yükümlülüğünün" ağır ihlali sayılmaktadır.
7. Hakimin Takdir Yetkisi ve TMK m. 4
Aile mahkemesi hâkimi, bir eylemi değerlendirirken ceza hâkiminden ayrışır. Ceza hâkimi yasal tarifin gerçekleşip gerçekleşmediğine (sübuta) bakarken; aile hâkimi TMK m. 4'ün tanıdığı yetkiyle, suçun aile yapısı, eğitim düzeyi ve toplumsal zihniyet üzerindeki etkisini "hukuka ve hakkaniyete göre" tartar. Ceza yargılamasının amacı, mahkemelerin somut delillere dayalı, hayatın olağan akışına uygun, mantık ve hukuk ilkeleri tarafından ret edilemeyecek şekilde yargılamaya konu olayın örgüsünün belirlenmesi ve ortaya konulmasıdır [CEZA YARGILAMASININ AMACI: MADDİ GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARMAK, yuksekkaya.tr]. Hâkimin vicdani kanaati, hukuki sorunla değil, maddi sorunla ilgili bir kavramdır ve vicdani kanaate ulaşacak makam da maddi uyuşmazlığı çözmeye yetkili derece mahkemeleridir [CEZA YARGILAMASINDA VİCDANİ KANAAT: MADDİ GERÇEĞİN PEŞİNDE BİR İSPAT DOKTRİNİ, yuksekkaya.tr].
Bir suçun TMK 163 kapsamına girmesi için, failin karakterinde şerefli ve dürüst bir insan olmadığını gösteren emareler bulunmalıdır. Basit bir hakaret veya tehdit, ceza hukuku anlamında suç olsa da, her zaman küçük düşürücü suç kapsamında boşanma nedeni sayılmayabilir. Hâkim burada "sosyal algı, gelir, kişilik özellikleri ve saik" kriterlerini sentezleyen bir terazi kullanır.
8. Sonuç: Dava Stratejisi ve Süresizlik
TMK 163. maddesine dayalı boşanma davalarında herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Suçun işlenmiş olması ve bu durumun yarattığı çekilmezlik hali devam ettiği sürece, mağdur olan eş her zaman dava açma hakkına haizdir. Bu durum, evlilik birliğinin onurunun korunmasına yönelik zamansız bir yasal koruma kalkanıdır.
9. Kaynakça
Ünlütepe, M. (2019), Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Sebebine Dayalı Boşanma (s. 30-31).
Kayıhan, Ş. & Ünlütepe, M. (2017), Medeni Hukuk Bilgisi (s. 292); Birsen, K. (1996); Velidedeoğlu, H.V. (1965).
Malkoç, İ. (1989), Kanunlarımızda Yüz Kızartıcı Suç Kavramı (s. 588-599).
Göktürk, H. A. (1943), Aile Hukuku 2 (s. 41).
Feyzioğlu, F. N. (1986), Aile Hukuku (s. 274).
Ceylan, E. (2018), "Boşanma Sebeplerinin Mukayesesi", Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi (s. 323).
Keskin, A. (2017), Boşanma Davaları (s. 52).
Zararsız, Boşanma Davalarında Maddi ve Manevi Tazminat (s. 13).
Akıntürk, T. & Ateş, M., Türk Medeni Hukuku Aile Hukuku (s. 254).
Kırmızı, M. (2021), Boşanma Davaları (s. 68-78).
Başpınar, V. (2003), TMK ve Aile Hukuku Değişiklikleri (s. 84).
Ersöz, E. (2019), Boşanma Sebeplerine Genel Bakış (s. 237).
Koca, M. Ü. (2013), Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler (s. 35).
Göktürk, N. (2016), "Hukuka Aykırılık İfadesinin Fonksiyonu", İnönü Ünv. Hukuk Fak. Dergisi (s. 414).
Demirci, E. (2019), Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçu (s. 100).
Koca, M. & Üzülmez, İ. (2007), Hukuka Uygunluk Sebeplerinde Sınırın Aşılması (s. 48).
Türay, A. (2020), "İhmal Suretiyle İcrai Hareket", Yükseköğretim Hukuk Fak. Dergisi (s. 116).
Özden, Boşanma Sebepleri Bakımından Aile İçi Şiddet (s. 21).
Tekiner, M. A. & Demirci, U. (2021), "Bekçilik Hizmetleri", Opus Dergisi (s. 4932).
Çankaya, B. M. & Durkun, Z. (2023), Disiplin Hukuku Açısından Yüz Kızartıcı Hareketler (s. 584).
Avsallı, H. (2006), Zimmet Suçu (s. 149).
Bekem, B. (2023), Boşanma Sebebi Olarak Zina (s. 48).
Badur, E. & Başara, T. (2016), "Sadakat Yükümlülüğü", Ankara Ünv. Hukuk Fak. Dergisi (s. 105).
Malkoç, İ. (1989), Kanunlarımızda Yüz Kızartıcı Suç Kavramı (s. 590).
Eyüpoğlu, A. (1998), Anlaşmalı Boşanma (s. 43).
Resmi Gazete, 08.12.2001, No: 24607 (TMK m. 4).
Gökçen, A., Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebi İle Boşanma (s. 34).
Geyik, H. (2016), Uluslararası Hukuk Bakımından Siyasi Suç (s. 26).