Site Etiketleri:
Adana Ceza Avukatı
Adana Boşanma Avukatı
Adana Avukat
Adana Ağır Ceza Avukatı
Ceza Avukatı
Adana Avukat
Boşanma Avukatı
Ağır Ceza Avukatı
Adana Ceza Avukatı
Adana Ağır Ceza Avukatı
TUTUKLU KİŞİNİN TAHLİYE SEBEBİ: KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİNİN ORTADAN KALKMASI
Tutuklama, ağır bir ceza yargılaması tedbiridir. Bu nedenle tutuklamanın, kanunda açıkça sayılan ve hiçbir yoruma yer vermeyecek şekilde düzenlenen kanuni düzenlemelere bağlı olarak verilmesi gerekmektedir.
Ceza Muhakemesi Kanunu 100. maddesinde, tutuklama şartları kaleme alınırken, hiçbir yoruma yer vermeme kuralına maalesef pek dikkat edilmemiş ve uygulamada, kanunda sınırlı sayıda sayılan tutuklama şartlarının muğlak olarak kaleme alınmış hali iyice muğlaklaştırılmış ve "keyfi" uygulamaların önü açılmıştır. Bu konuda yığınla verilen Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, bu keyfiliğin en büyük ispatıdır.
Kuvvetli Suç Şüphesi
Şüphe, bir konu hakkında varlığı ve yokluğu konusunda tereddütte kalınması, şüphelenen konunun varlığı hususunda bir netlik, kesinlik bulunmamasını ifade eder.
Suç şüphesi, bir suçun işlendiği konusunda kesinlik olmamasını ifade etmekle birlikte "kuvvetli suç şüphesi", suçun fail tarafından işlenip işlenmediği hususundaki şüphe konusunda, suçun fail tarafından yapıldığı konusundaki ön görüyü destekleyen somut delillerin bulunmasını ifade eder.
Eğer isnat edilen suçun, fail tarafından işlendiği yönündeki şüpheyi kuvvetlendiren somut, maddi deliller var ise, kuvvetli suç şüphesi de var demektir.
Kuvvetli Suç Şüphesi ve Diğer Benzer Kavramlar
Ciddi şüphe; kuvvetli suç şüphesi yerine en çok kullanılan tabirlerden biridir. Ancak ciddi şüphe, çoğu zaman delillerden değil, failin kişiliği ve geçmişi üzerinden yapılan bir değerlendirmeyi temel almaktadır.
Yoğun şüphe; işlenen suçun fail tarafından gerçekleştirildiği yönündeki şüphenin belli yani kabul edilebilir seviyeye yakın olmasını ifade eder. Kuvvetli suç şüphesinin bir alt seviyesidir. Şüphe, bir oranlama ile belirtilecek olursa % 50'lik kabul edilebilirlik seviyesini aşmamıştır ama bu seviyeye yakın olan bir alanda (% 35-40 gibi) bulunması durumunda yoğun şüpheden bahsedilebilir. Ancak yoğun şüphe kavramı, asla kuvvetli suç şüphesi kavramıyla eş değer değildir.
Somut şüphe; şüphenin yoğunluğu yahut kuvvetine veya ciddiliğine yönelik değil, şüphenin varlığına yönelik bir kavramdır. Ancak uygulamada, bir tutuklama nedeni olan kuvvetli suç şüphesi kavramı yerine kullanılmaktadır. Kanun koyucu zaten tutuklama şartı için, "somut" ve "kuvvetli" şüphe üzerinde durmaktadır. Bir şüphenin, önce somut olması, daha sonra "kuvvetli olma" seviyesine ulaşmış ise tutuklama nedeni var sayılabileceği zaten kanunla belirtilmiştir (CMK md. 100). Somut olmayan, soyutluk düzeyinde kalan bir şüphenin, zaten kuvvetli olup olmamasına bakmak, kanunun hem lafzına hem de ruhuna aykırılık teşkil edecektir.
Yüksek ihtimal; yine kuvvetli suç şüphesi kavramı yerine veya bu kavramın somut yansımasını desteklemek için kullanılan bir başka kavramdır. Uygulamada; "İsnat edilen suçun, 'yüksek ihtimal'le fail/şüpheli tarafından işlenmiş olduğu söylenebiliyorsa, kuvvetli suç şüphesi vardır." şeklinde bir ön yargı mevcuttur ki, bu ön yargı hem kanuna hem içtihatlara hem de doktrindeki görüşlere aykırı bir ön yargıdır. İhtimal; matematiksel bir kavramdır ve sadece "verilere" göre sonuç çıkarmayı ön görür. Ancak hukukta, her "veri (delil)" değil, sadece "hukuka uygun veri (delil)" değerlendirmeye alınabilir. Aynı şekilde matematikteki "işlem kesinliği", hukukta geçerli değildir. Hukuka uygunluk sebepleri, tahrik indirimleri gibi sebepler, hukukun salt bir matematiksel zihniyetle örtüşmediğini, her ikisinin de farklı ve ayrı birer disiplin olduğunu açıkça işaret eder.
Burada, bir tutuklama nedeni olan kuvvetli suç şüphesi ile karıştırılan, ikame olarak kullanılan kavramlardan bir kaçına değindik. Daha bir çok kuvvetli suç şüphesi ile karıştırılan kavramlar mevcuttur.
Tutuklama ve Kuvvetli Suç Şüphesi
Unutulmamalıdır ki kuvvetli suç şüphesi; tutuklamanın olmazsa olmaz şartıdır. Kanun koyucunun en net düzenlediği husus şudur: "Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir." (CMK md. 100/1)
Kuvvetli suç şüphesinin somut delillere dayanması, kanunen emredici şekilde zorunlu kılınmıştır. Dolayısıyla, kuvvetli suç şüphesinden bahsedebilmek için, mutlaka ve mutlaka, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren "somut deliller"in bulunması gerekmektedir.
Kanunun lafzından açıkça anlaşılacağı üzere "somut deliller"den bahsedilmektedir. Buradan çıkarılacak birinci sonuç, delillerin somut yani maddi, fiziki bir özelliğe sahip olması zorunluluğudur. İkincisi ise, kuvvetli suç şüphesinin varlığından bahsedebilmek için tek bir somut delil, yetersizdir; kanunda açıkça "somut delil"den değil, "somut deliller"den bahsetmektedir. Bu nedenle, delil somut olsa da birden fazla olmalı ve failin üzerinde kuvvetli suç şüphesi oluşturmalıdır.
Kuvvetli suç şüphesinin varlığı, yukarıda belirtilen hususlar dahilinde tespit edildikten sonra, bu şüpheyi üzerinde toplayan şüpheli yahut sanığın tutuklanması, yine de zorunlu değildir. Kanun koyucu ilgili maddede "tutuklama kararı verilir" değil, "tutuklama kararı verilebilir" demiştir (CMK md. 100). Zira tutuklamanın bir tedbir oluşu ama ceza yargılamasının en ağır tedbiri oluşu, kanun koyucu tarafından göze alınarak, alternatif tedbirlerin uygulanabilmesinin önü böylece açılmıştır.
Bir şüpheli yahut sanık hakkında; kuvvetli suç şüphesi bulunur ve tutuklama nedenlerinden biri de var ise, o zaman hakim, şu gibi soruların cevabını vicdani kanaatine göre cevaplamaya çalışacaktır: "Şüphelinin/sanığın tutuklanması gerekir mi? Serbest bırakılması, yargılamayı olumsuz etkiler mi? Tutuklama yerine adli kontrol uygulanması, mümkün mü?"
Adli kontrol sistemlerinden bir veya bir kaçına bağlı olarak şüpheli veya sanığın adli kontrol altına alınması ile tutuklamadan beklenen fayda (soruşturmanın yahut yargılamanın sağlıklı işlemesini sağlama vs.) sağlanabiliyor ise, tutuklama kararı vermek, hukuki olmayacaktır.
Kuvvetli Suç Şüphesinin Ortadan Kalkması ve Tutuklunun Tahliyesi
Kuvvetli suç şüphesinin varlığına kanaat getirilen ve en az bir tutuklama nedeni de tespit edilen durumda tutuklanan şüpheli yahut sanığın, bu aşamadan sonra yargılamanın kesinleşmesine yani infaz başlayana kadar tutuklu kalmasına dayanak oluşturan bir kanuni düzenleme, hukukumuzda da uluslararası hukukta da bulunmamaktadır. Ancak öyle bazı suçlar olur ki, bu suçları işleyen kişilerin tahliye olmaları, uygulamada imkansıza yakın olarak değerlendirilmektedir. Nitelikli yahut kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, nitelikli cinsel istismar, nitelikli ve birden fazla dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma/yönetme ve terör suçları gibi.
Hangi tür suç olursa olsun, şüpheli yahut sanığın üzerindeki kuvvetli suç şüphesi kalkarsa, tutuklu bulunan kişinin derhal tutukluluk haline son verilmesi, zorunludur. Çünkü kuvvetli suç şüphesinin ortadan kalkması, tutuklama kararının artık geçerli ve hukuki olmadığını gösterir.
Peki kuvvetli suç şüphesi nasıl ortadan kalkar? Hakkında suçu işlediğine dair somut delil bulunan ve buna dayalı olarak kuvvetli suç şüphesi altında olan kişinin, tutuklandıktan sonra kuvvetli suç şüphesi nasıl değişebilir?
Uygulamada bunun bir çok örneği ile karşılaşmak mümkündür. Kuvvetli suç şüphesine dayalı olarak verilen tutuklamaların % 90'nı, daha yargılama aşamasına geçilmeden soruşturma aşamasında verilmektedir. Yani deliller daha tam toplanmadan, daha hukuki sürecin başında bir değerlendirme ile kuvvetli suç şüphesine bağlı olarak ağır bir tedbir olan tutuklama kararı verilmiş olmaktadır.
Bu nedenle; önceden kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller, ilerleyen aşamalarda çürütülebilir. Örneğin; bir cinayet davasında, şüphelinin olay yerinde olduğunu söyleyen tanıkların beyanlarına dayalı olarak verilen tutuklama kararı, daha sonradan şüphelinin / sanığın dosyaya getirilen HTS kayıtları ile olay yerinde olmadığının ispatı ile kuvvetli suç şüphesi ortadan kalkabilir. Aynı şekilde, bir araçta bulunan uyuşturucu nedeniyle araçtaki tüm kişilerin tutuklanması sonrasında, yapılan parmak izi incelemesinde, uyuşturucu üzerinde parmak izi bulunmayan ve uyuşturucudan haberdar olmadıklarını söyleyen kişilerin üzerindeki kuvvetli suç şüphesi, kuvvetini yitirir. Yine; aynı ortamda yeterli süre bir arada kalan iki kişiden birinin diğeri aleyhine cinsel taciz iddiasında bulunmasına bağlı "soyut iddiaya" dayalı olarak yapılan tutuklamalarda, "mağdur niye yalan söylesin, niye iftira atsın ki" gibi hukuk dışı kabulleri "kuvvetli suç şüphesi" adı altında dış dünyaya yansıtan tutuklama kararları; sözde mağdur hakkında alınan vücut muayene raporlarının iddialarını doğrulamaması, tutuklama sonrası tutuklu kişinin ailesinden "şikayetten vazgeçme" adı altında para istenmesi ile iddianın kötü niyetli oluşu yönündeki şüpheleri artırıcı deliller, sözde mağdurun daha önce de başka kişiler hakkında bu tip iddialarda bulunması nedeniyle sözde mağdurdan kaynaklı ruhsal sorunlara dair şüphe, tutuklama kararının temelini oluşturan kuvvetli suç şüphesini, basit şüpheye indirecek ve tutuklu kişi hakkında tahliye kararı verilmesi gerekecektir.
Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliler, soruşturmanın yahut yargılamanın ilerleyen safhalarında, ilk başta isnat edilen suçtan başka bir suçu işaret etmeye başlayabilir. Bu durumda, kuvvetli suç şüphesi kavramındaki "suç"un işaret ettiği suç türü değişeceğinden, şüpheli yahut sanığın tahliyesi zorunlu hale gelebilir. Örneğin; yaşanan bir kavgada, şüphelinin etkili eylemi ile mağdur ağır yaralanmış, sürecin başında (soruşturmada) bu durum "kasten öldürmeye teşebbüs" olarak değerlendirilmiş ve bu yönde kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu yönündeki somut delillere dayalı olarak tutuklama kararı verilmiş olabilir. Ancak ilerleyen safhada suçun; kasten öldürmeye teşebbüs değil, nitelikli yaralama olduğu, hatta olayda mağdurdan kaynaklı bir tahrik bulunduğu gibi hususlar ispat edilmeye başlandıkça, "kuvvetli suç şüphesi"nin işaret ettiği "kasten öldürme" suçu, "tahrik altında yaralama" suçuna evrilecektir ki, böyle bir durumda, işlenen suçun ağırlığı azalacığından, kuvvetli suç şüphesi kavramı da yeniden tanımlanmaya başlanacaktır.
Unutulmamalıdır ki her suç hakkında kuvvetli suç şüphesinin bulunması değil, tutuklama nedeni bulunan suç hakkında kuvvetli suç şüphesi bulunması, tutuklamaya kapı açabilir. Örneğin; birine sadece bir tokat atan şüphelinin bu etkili eylemi, güvenlik kamera kaydı gibi kesin bir delille sabit olsa, ortada kesinlikle kuvvetli bir suç şüphesinin olmasından öte kesinliğe yakın bir durumun olduğu açık olsa da, işaret (isnat) edilen suçun, kanunda uzlaşamaya tabi olması, verilecek cezanın tutuklama sınırının altında bulunması ve neticede ceza verilse dahi infazının (erteleme, hagb kararıları nedeniyle) çok zor oluşu gibi nedenlerle bu tip suçlarda tutuklama nedeni bulunmayacağından, tutuklama kararı verilemeycek, kuvvetli suç şüphesinin varlığı, tutuklama hukuku bakımından bir anlam ifade etmeyecektir. Bu nedenle, kuvvetli suç şüphesinin bulunup bulunmadığından önce, hangi suç için kuvvetli suç şüphesinin bulunup bulunmadığı göz önüne alınmalıdır.
Kısacası; isnat edilen suç vasfının sanık/şüpheli lehine değişmesi, şüpheli/sanık lehine uygulanabilecek hukuka uygunluk sebepleri (meşru savunma, sınırın aşılması vs.) veya kanuni (haksız tahrik vs.) yahut takdiri indirim nedenlerinin bulunması, kuvvetli şüphenin değerlendirileceği "suç"un nitelik değiştirmesine neden olacağından, tutuklu bulunan kişinin tahliyesi yönünde karar verilmesine olanak sağlayacaktır.
Sonuç
Bu makalemizde, kuvvetli suç şüphesi kavramı incelenmiş, bu kavramın tutuklama üzerindeki etkisi mercek altına alınarak, kuvvetli suç şüphesinin varlığına dayalı olarak tutuklu bulunan kişinin tahliyesinin nasıl gerçekleştirilebileceği hususunda, bigiler verilmiştir. Özellikle bu konudaki içtihatlara ve öğreti görüşlerine değinilmemiş, açıkalamalar hukuki metinlere boğularak, hukukçu olmayanlar tarafıntdan anlaşılmasının önüne geçilmek istenmemiştir.
Web sitemizde, tutuklama hukukuna ve tutuklu kişinin tahliyesine yönelik verilen yığınla örnek karar ve görüş bulunmakta, yeni ve önemli kararlar da devamlı web sitemize eklenmektedir. Örnek karar ve görüş bakımından daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenler, web sitemizi inceleyebilirler.