“ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR” İLKESİ ŞÜPHELİ İÇİN DE GEÇERLİ Mİ?
Bayram Yüksekkaya


“ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR” İLKESİ ŞÜPHELİ İÇİN DE GEÇERLİ Mİ?
23-06-2026

Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi Nedir?

Yargıtay, şüpheden sanık yararlanır ilkesini, şu şekilde tanımlamıştır:

"Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de doktrin ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmının gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." (YCGK, 07.01.2026 T., 2024/309E., 2026/3 K.).

Sanık Kavramı

Sanık; hakkında kamu davası açılan, mahkeme tarafından yargılanan kişiye verilen addır (CMK md 2/1-b). Dolayısıyla, bu ilkenin getirilerinden sadece ve sadece sanıklar yararlanabilir. Çünkü ilkede sadece sanık işaret edilmiştir ve bu tip istisnai kuralların/ilkelerin dar yorumlanması, hukukun genel ilkelerindendir.

Fakat tam bu noktada ilk anda haklı görülebilen bir itiraz yükseltilmektedir: Şüpheli de geleceğin sanığı değil midir? Yargılama aşamasında her sanık, soruşturma aşamasında da şüphelidir. Neden bu ilke, yargılamada sanığa uygulanıyor da soruşturma aşamasında şüpheliye uygulanmıyor?

Bu itiraz, soruşturma ve yarılama aşamasında, "neyin" araştırıldığı yönündeki bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Soruşturmada Şüphe

Soruşturmada şüphe, itham edilen suçun şüpheli tarafından işlenip işlenmediğine yöneliktir. Çünkü Cumhuriyet savcısı, basit şüphe ile soruşturmaya başlar (CMK md. 160/1), makul şüphe ile soruşturmaya devam eder, yeteri şüphe ile kamu davası açabilir (CMK md. 170/2-f) ancak ve ancak kuvvetli şüphe var ise şüpheli tutuklanabilir (CMK md. 100), gözlem altına alınabilir (CMK md. 74/1), şüphelinin taşınmazlarına el konulabilir (CMK md. 128/1), bilgisayarında, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma işlemi yapılabilir (CMK md. 134/1), telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir (CMK md. 135/1), kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyeri teknik araçlarla izlenebilir, ses veya görüntü kaydı alınabilir (CMK md. 140/1),  alınabilir.

Görüldüğü üzere soruşturma aşamasında şüphe, şüphelinin araştırılan suç fiilini gerçekleştirip gerçekleştirmediğine yöneliktir.

Yargılamada Şüphe

Hakkında kamu davası açılan kişi, yargılama aşamasında "sanık" ünvanını alır (CMK md 2/1-b). Mahkeme sanığa sadece ve sadece tek bir halde ceza verebilir: İsnat edilen suçu işlediği sabitse (CMK md. 223/5). Eğer sanığın suçu işlemediği sabit olamıyorsa (CMK md. 2-e) sanığa beraat kararı verilmesi zorunludur.

İşte, yargılama aşamasındaki şüphe, sanığın suçu işlediğinin sabit olup olmaması yönünde bir şüphedir

İki Aşama ve İki Farklı Şüphe

Dolayısıyla, soruşturma aşamasında bahsi geçen şüphe ile yargılama aşamasında bahsi geçen şüphe, odak merkezi farklı olmaları, başka konulardaki şüpheleri dile getirmeleri nedeniyle, birbirinden tamamen farklıdır.

Soruşturmada "şüphelinin bu suçu işlemiş olma ihtimali yüksek mi" sorusunun yanıtı araştırılırken, yargılamada ise sadece "şüphelinin bu suçu işlediği kesin mi/sabit mi" sorusunun yanıtı üzerinde yoğunlaşılmaktadır. Soruşturmada ihtimaller (basit, makul, kuvvetli, yeterli şüphe) önemli iken yargılamada, kesinlik (sabit olma) söz konusudur.

Peki Bu Kargaşa Neden?

Şüpheden sanık yararlanır ilkesi, masumiyet (suçsuzluk) karinesinin bir yansımasıdır. Masumiyet karinesi, hakkında kesin bir mahkeme hükmü olmayan herkesin suçsuzluğunun kural olarak kabul edilmesi gerektiğine işaret eden bir karinedir. Bu karinenin, hüküm verilirken sanık için uygulanmasına yönelik tezahürü, şüpheden sanık yararlanır ilkesi olarak karşımıza çıkar.

İşte, bu ince ayrıntıyı bilmeyen bir çok kişi, masumiyet karinesine dayalı olarak, hakkında daha kamu davası açılmamış ancak şüpheli olarak soruşturması devam eden kişilerin de şüpheden, sanık gibi yararlanması gerektiği yönündeki hatalı (ve maalesef çoğu zaman kasıtlı) bir yanlışın peşine düşmelerinden (ve kitleleri de bu yanlışa sürüklemelerinden) dolayı, bu kavram kargaşası yaşanmaktadır.

Son yıllarda, kasıtlı olarak bu kargaşanın yaratılmasına bağlı olarak kitlelerin bu yanlış üzerinden suç işlemeye yönlendirilmesi, bu fahiş yanlıştan hareketle, adalet sisteminin haksız olarak eleştirilmesi suretiyle, halkın suç işlemeye (görevlilere hakaret, tehdit, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, etki ajanlığı, yalan bilgi yayma gibi suçları işlemeye) teşvik edilmesi, sıkça rastlanır bir vaka olarak kendini göstermektedir. Neticeten, kasıtlı olarak bu girişimlerde bulunanların, iyiniyetinden bahsetmek, mümkün değildir.

Sonuç:

Şüpheden; soruşturma ve yargılama aşamasında yer alan; şüpheli, mağdur, müşteki, tanık, bilirkişi vs gibi kişiler asla yararlanamaz çünkü biri hakkında soruşturma açılması/şüpheli olabilmesi için basit, soruşturmanın devamı için makul, tutuklama için kuvvetli, kamu davası açmak için yeterli şüphe, gerekli ve kafidir.

Hakkında kamu davası açılan kişiyi ifade eden sanık ise, isnat edilen suçu işleyip işlemediği konusundaki en ufak bir şüpheden yararlanır ve bu yönde bir şüphenin varlığında, sanığın suçu işlediği kesin/sabit olmadığından, bu konuda bir kesinliğe ulaşılamadığından, sonuç şüpheli kalacağından, bu şüpheden sanık yararlanacaktır.

Bu nedenle şüpheden, hiçbir istisnası söz konusu olamayacak şekilde, sadece ve yalnızca; sanık yararlanır.

Bayram Yüksekkaya
Site Etiketleri: Adana Ceza Avukatı Adana Boşanma Avukatı Adana Avukat Adana Ağır Ceza Avukatı Ceza Avukatı Adana Avukat Boşanma Avukatı Ağır Ceza Avukatı Adana Ceza Avukatı Adana Ağır Ceza Avukatı

BENZER KONULAR

Adli Sicil Kaydı ve Arşiv Kaydı Silinir Mi?

Aile Konut Şerhi

ANLAŞMALI BOŞANMA VE BOŞANMA PROTOKOLÜ

ATATÜRK ALEYHİNE SUÇLAR

BOŞANMA DAVALARINDA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

BOŞANMA DAVASI

GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU

7406 SAYILI KANUN İLE TCK'DA VE BİR KISIM KANUNLARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

İŞLENEMEZ SUÇ

MEŞRU SAVUNMA

ORGANİZE SUÇLULUK

SUÇUN DEREBEYLERİ

CEZA AVUKATININ YOL HARİTASI

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS SUÇU

SUÇA YARDIM ETME

TCK MD 1 - CEZA KANUNUNUN AMACI

TCK MADDE 267 İFTİRA SUÇU

YAĞMA (GASP) SUÇU

UYUŞTURUCU VE UYARICI MADDE TİCARETİ YAPMA SUÇU

TEFECİLİK SUÇU ÜZERİNE

HİÇ KİMSE KONUŞMAYA ZORLANAMAZ!

CEZA KANUNLARINI BİLMEMEK MAZERET DEĞİLDİR

BOŞANMA DAVALARINDA CİNSEL KUSUR İDDİALARI

KISITLAMA KARARI VE AVUKATIN HAKLARI

CEZA YARGILAMASINDA SONRADAN DEĞİŞEN - ÇELİŞEN İFADE

YARGITAY KURAL OLARAK MADDİ VAKIA DENETİMİ YAPAMAZ

SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA SUÇLARINDA HİYERARŞİ VE İSPAT SORUNU BİR KARAR İNCELEMESİ

TERK SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASI

EVLİLİKTE ÇOCUĞU KORUMAK İÇİN TEHDİT - BOŞANMA

HUKUKUN YASAKLADIĞI PUSULA: SUÇ YOLU (ITER CRIMINIS)

KASTEN ÖLDÜRME SUÇLARINDA TAHRİK

CEZA SORUŞTURMASI VE YARGILAMASINDA AVUKATIN YERİ VE ZORUNLU-İSTEĞE BAĞLI MÜDAFİLİK

KATALOG SUÇ GEREKÇESİYLE TUTUKLAMA VE ANAYASA'YA AYKIRILIK SORUNU

EŞ TAKİBİ - DEDEKTİFLİK VE HUKUKİ DURUM

KÖTÜ MUAMELE SUÇU (TCK M. 232/1. F.)

POŞETTE PARMAK İZİ ÇIKMASI CEZALANDIRMAK İÇİN TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİLDİR

6284 SAYILI KANUN: SOMUT DELİLİN HİÇE SAYILMASI VE ÇÖZÜM

POSTMODERN ENGİZİSYON KURALI: KADININ BEYANI ESASTIR!

CİNSEL SUÇLARDA İFTİRALAR VE SAVUNMANIN HUKUKSAL GÜCÜ

CEZA YARGILAMASININ AMACI: MADDİ GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARMAK

HUKUKA AYKIRI ESAS HAKKINDA MÜTALAA SORUNU

YARGITAY KARARLARI PENCERESİNDEN "SUÇ İŞLEMEYE TAHRİK" SUÇU

SUSMA HAKKINI KULLANMAK ve SUÇU İNKAR ETME ALEYHE YORUMLANAMAZ

TÜRK CEZA KANUNU'NA GÖRE HIRSIZLIK SUÇU: TANIMI, CEZASI VE İSTİSNALAR

YARGITAY'A GÖRE "YAĞMA SUÇU"

BOŞANMA HUKUKUNDA "EYLEMLİ / FİİLİ AYRILIK" KAVRAMI

ZİNCİRLEME UYUŞTURUCU TİCARETİ SUÇUNDA ETKİN PİŞMANLIK

TİK TOK PAYLAŞIMLARI VE BOŞANMA

CEZA DAVALARININ VAZGEÇİLMEZ UNSURU: TANIK

SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA SUÇUNDA KAST

KARŞI CİNSLE YANAK YANAĞA FOTOĞRAF ÇEKTİRMEK - BOŞANMA

KİŞİSEL VERİLERDE HAKİMİYET UNSURU VE BERAAT NEDENİ

CEZA DAVALARINDA DAVA ZAMANAŞIMI

TALİMATLA İFADE ALMA / SAVUNMA VE 5 YIL ALT SINIR SORUNU

YEREL MAHKEMELERİN SEGBİS KARŞITLIĞI VE SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI

CEZA DAVALARINDA CEZANIN BELİRLENMESİ

SANIK SAVUNMASININ ÇÖKMESİ

KARIŞTIRILAN ÖNEMLİ 5 KAVRAM: DAİMİ ARAMA KARARI - YAKALAMA EMRİ - GÖZALTI - KAÇAKLIK KARARI - TUTUKLAMA KARARI

NİTELİKLİ CİNSEL İSTİSMAR İDDİASI VE BERAAT: BİR KARAR İNCELEMESİ

DEEPFAKE VE DEEPFAKE SUÇLARI

TELETIP - TELE SAĞLIK VE UZAKTAN SAĞLIK HİZMETİNİN HUKUKİ BOYUTU

HACK SUÇLARI VE TCK'DAKİ CEZAİ YAPTIRIMLARI: DİJİTAL DÜNYADA HUKUKİ GÜVENLİĞİNİZ

MAHKEMEDEN TUTUKLANMAMA GÜVENCESİ KARARI

CEZA YARGILAMASINDA SON SÖZ SANIĞINDIR KURALI

TÜRK CEZA HUKUKUNDA HAKSIZ TAHRİK KAVRAMI

TÜRK HUKUKUNDA DİJİTAL UNUTULMA HAKKI

GENEL ANLAMDA YARALAMA SUÇLARI VE KANUNİ ÇERÇEVE

TCK MADDE 190 KAPSAMINDA UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE KULLANILMASINI KOLAYLAŞTIRMA VE ÖZENDİRME SUÇLARINA İLİŞKİN YARGITAY İÇTİHATLARI ÇERÇEVESİNDE HUKUKİ İNCELEME

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU'NA GÖRE YETKİLİ MAHKEMENİN BELİRLENMESİ

HACKLINK SUÇLARI

CEZA YARGILAMASINDA ÖNEMLİ BİR KRİTER: HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA UYGUNLUK

CEZA YARGILAMASINDA VİCDANİ KANAAT: MADDİ GERÇEĞİN PEŞİNDE BİR İSPAT DOKTRİNİ

BİR BOZMA SEBEBİ: ÇELİŞKİLERİN GİDERİLMEMESİ

BİR BOŞANMA SEBEBİ: KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ SUÇ İŞLEME

YARGITAY'A GÖRE DEVLETİN BİRLİĞİNİ VE ÜLKE BÜTÜNLÜĞÜNÜ BOZMA SUÇU

SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA SUÇUNDA AMAÇ SUÇ SINIRLAMASI VAR MI?

BİR YARGI AÇIĞININ DEŞİFRESİ: ŞİFAHİ GÖRÜŞME TUTANAĞI

CEZA YARGILAMASINDA KARARLARIN GEREKÇELİ OLMA ZORUNLULUĞU

TAKİBİ ŞİKAYETE BAĞLI SUÇLAR VE ŞİKAYETTEN VAZGEÇME

CEZA HUKUKUNDA MÜDDETNAME

SANIĞIN SORGUYA ÇEKME HAKKI

BOŞANMA DAVALARINDA AFFETMEK

TANIKLARIN DİNLENECEĞİ GÜNÜN SANIK VE MÜDAFİSİNE BİLDİRİLME ZORUNLULUĞU

TANIĞIN ÇAPRAZ SORGUSUNDA SIRA VE USUL

TAKİBİ ŞİKAYETE TABİ OLMAYAN SUÇLAR - ŞİKAYETTEN VAZGEÇME - ŞERİKLERE SİRAYET

TUTUKLAMAYA DAİR UYGULAMADAN NOTLAR

TUTUKLU KİŞİNİN TAHLİYE SEBEBİ: KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİNİN ORTADAN KALKMASI

CİNSEL SUÇLARDA SOMUT DELİL - BİR KARAR İNCELEMESİ

FAYDASIZ SAHTECİLİK

CEZA YARGILAMASINDA HÜKME ESAS ALINACAK DELİL

CEZA YARGILAMASINDA SOMUT DELİL

SUÇA AZMETTİRME VE İSPAT SORUNU

CEZA YARGILAMASINDA KESİN OLARAK SAPTAMA ZORUNLULUĞU

İDDİANAMENİN HUKUKİ GEÇERLİLİK UNSURU: YETERLİ ŞÜPHE

“ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR” İLKESİ ŞÜPHELİ İÇİN DE GEÇERLİ Mİ?

Yüksekaya AI Asistan